Ana sayfa Bursa YÜKSEL ÖZKAN’DAN AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI ZEHRA ZÜMRÜT SELÇUK’A SORULAR

YÜKSEL ÖZKAN’DAN AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI ZEHRA ZÜMRÜT SELÇUK’A SORULAR

Koronavirüs (COVİD-19) hastalığı; hastalar, sağlık çalışanları, sağlık sistemleri ve ekonomiler üzerinde yıkıcı sonuçlar yaratarak dünyada yayılmaya devam etmektedir.

İlk COVID-19 vakasının açıklandığı günden itibaren COVID-19 pandemisi ülkemizin öncelikli ve en önemli gündemlerinden biri haline gelmiştir. Salgını kontrol altına alabilmek ve toplumun en az etki ve en az can kaybı ile bu süreci atlatabilmesi için; hekimler ve tüm sağlık çalışanları büyük bir mücadele sergilemekte, canla başla çalışmaktadır. Sağlık çalışanları bu mücadeleyi kendi sağlıklarının ve yaşamlarının da büyük tehlike altında olduğunu bilerek gerçekleştirmektedirler.

Bilindiği gibi COVID-19 hastalığında mesleki maruziyet açısından sağlık çalışanları en riskli gruptur.

Toplumun diğer kesimlerine göre sağlık çalışanları pandemiden 10-14 kat daha fazla etkilenmektedir.

Pandemi sürecinde büyük fedakârlıklarla çalışmalarına karşın bir yandan virüsün diğer yandan şiddet olaylarının hedefi olmaktan kurtulamayan sağlık çalışanları, ağırlaşan pandemi koşullarıyla birlikte zor günler geçiriyor.

Salgın süreci sağlıkçılar için uzun yıllardır biriken sorunların daha da derinleştiği, yaşamlarını tehdit eden bir aşamaya gelmiştir. Her zaman olduğu gibi bu süreçte de, sistemin aksayan tüm yanları, sağlık çalışanlarına ihale edildi ve sağlık çalışanları şiddete uğramaya devam etmektedirler. Bununla birlikte hemen her gün onlarca sağlık çalışanı hastalık haberini almaktayız. Koşulların pandemiye uygun olarak iyileştirilmediği, eşitlik, adalet anlayışından uzak görevlendirmelerle mağduriyetlerin yaratıldığı, sağlık çalışanlarının yakın geleceğe dair kaygılarının arttığı bu günlerde, sesini duyuramayan, umudunu yitiren sağlık çalışanlarının emeklilik ya da istifa sayısındaki artış dikkat çekici boyutlardadır.

Salgının en başından beri sağlık çalışanları büyük bir belirsizlik ve kaygı içinde olmuşlardır. Virüsün mekanizmasıyla ilgili yeterli bilgi olmaması, hastalığın tedavisinin olmaması, bakımından sorumlu oldukları hastaları kaybetmeleri, hastalığı aile üyelerine ve yakınlarına bulaştırma korkusu, sağlık çalışanlarının yüzleştiği en önemli sorunlar olmuştur.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen Covid-19’ hastalığının sağlık çalışanlarında meslek hastalığı sayılması için gereken adım atılmadı. Bu hastalık, ölümle sonuçlanabildiği gibi kurtulanlarda halen bilinen ya da bilinmeyen kalıcı hasarlara yol açabilecektir.

Bu noktadan hareketle:

  1. Sosyal Güvelik Kurumu’na 11 Mart 2020 tarihinden bu yana sağlık çalışanları tarafından COVID-19 kaynaklı yapılan başvuru sayısı nedir?
  2. Sosyal Güvenlik Kurulu incelemesi sonucunda illiyet bağı belirlenerek vazife mallüğü veya meslek hastalığı kararı verilen kaç sağlık çalışanı vardır, reddedilenler varsa gerekçesi nedir?
  3. Vazife malullüğü maaşı bağlanan memur statüsündeki sağlık çalışanlarının sayısı,hali hazırda SGK’ya taleplerinin reddi nedeniyle dava açan sağlık çalışanı varsa sayıları kaçtır?
  4. SGK Yüksek Sağlık Kurulu’nun COVID- 19’u meslek hastalığı olarak kabul etmesinin önünde yasal bir engel var mıdır?Varsa bu engelin giderilmesi için herhangibir çalışmayapılmakta mıdır?
  5. Sosyal Güvenlik Kurumu iş müfettişliği tarafından kamu ve özel tüm sağlık kuruluşlarında COVID-19 pandemisine uygun çalışma koşullarısağlanıp sağlanmadığına dair denetim yapılıyor mu?Yapılıyorsa, denetimlerde belirlenen uygunsuzluklar hakkında işlem tesis ediliyor mu?Herhangi bir işlem tesis edilmedi ise SGK’nın görevi ihmaline dair bir yaptığım uygulanıyor mu?