Ana sayfa Bursa SOL PARTİ: “EMEĞİN TALEPLERİ”

SOL PARTİ: “EMEĞİN TALEPLERİ”

Ülkede yaşanan her kritik dönemeç ya da olağan dışı durumu işçilerin aleyhine bir dizi programı hayata geçirmek için fırsat bilen hükümet şimdi de Covid-19 pandemisiyle beraber yine gözünü işçilerin cebine dikmiş durumda.

Covid-19 pandemisiyle beraber daha da görünür olan küresel kapitalizmin krizi, pek çok ülke gibi Türkiye ekonomisinin de ne kadar kırılgan olduğunun bir kes daha gözler önüne serdi. Ortaya çıkan bu ekonomik durgunluk döneminde memnuniyetsizliklerin giderilmesi noktasında doğası gereği hükümetin tercihi, gücü oranında sermayeye can suyu olacak, işçilere ise canı pahasına çalışmayı dayatacak bir dizi program oldu.
Öncelikle adına “Kısa Çalışma Ödeneği” denen, işçinin büyük oranda kendi maaşını kendi cebinden ödediği bir sistem hayata geçirildi. Kısa Çalışma Ödeneğinden faydalanabilen işçilere devlet, işçilerin maaşlarından yapılan kesinti ile oluşturulan işsizlik sigortası fonundaki paradan ödeme yapıyor. Böylelikle olası işsiz kalma durumunda işçiler, alacakları işsizlik maaşını şimdiden tüketmiş oluyor. İşletme Kısa Çalışma Ödeneğinden faydalandığı süre içerisinde de işçilerin sigortaları da eksik yatıyor. Ayrıca pek çok işletme bu ödenekten faydalanırken, yerine getirmesi gereken işçiyi kısa çalıştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyip, işçiyi tam süreli çalıştırmaya, hatta fazla mesai yaptırmaya devam ediyor. Böylelikle Kısa Çalışma Ödeneği işçinin sağlığını gözeten bir önlem olmak yerine, patronlara kaynak aktarmanın bir yolu haline geliyor.
Yine pandemi süresince işten çıkarma yasağı lafta kaldı. İşçiyi ücretsiz izne çıkarabilmeye olanak tanıyan düzenleme sayesinde pek çok işçi fiilen gelirinden yoksun bırakıldı. Yine aynı düzenlemede “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler” ifadesine dayanarak işçi tazminatsız işten çıkarılabiliyor.
Ayrıca iktidar pandemi koşullarını bahane ederek işçi direnişlerini, grevleri erteleyebiliyor. Yine pandemi sürecini fırsat bilerek kendi emek karşıtı ajandasını işletmeye devam ediyor. 16 Ekim tarihinde meclise getirilen torba yasada, sermaye için teşvik, işçiler için daha fazla vergi, daha fazla güvencesizleşme dayatılıyor. Torba yasada kıdem tazminatından yararlanabilme imkanları tırpanlanıyor, 25 yaş altı ve 50 yaş üstü için güvencesiz çalışma bir genel çalışma biçimi haline getirilmek isteniyor.
Pandemi süreci Türkiye kapitalizminin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne sermesi açısından adeta bir turnusol oldu. Çarkların dönmeye devam etmesi için veriler saklandı, halk sağlığıyla oynandı. Hakikati savunan meslek odaları hedef haline getirildi. Tüm bunlar işçilerin ve ailelerinin canı pahasına sermaye sınıfının kasaları dolsun diye yapıldı. Gelinen noktada kamucu sağlık hizmetinin hayata geçirilmesi, sermayeyi değil emekçiyi gözeten politikaların hayata geçirilmesi doğrultusunda aşağıda ifade ettiğimiz adımların acil olarak atılmasını talep ediyoruz.
1. Ayırt etmeksizin tüm halka ücretsiz test yapılması
2. Hiçbir hak kaybı yaşanmaması garanti edilerek tüm işçiler için dönüşümlü çalışmanın hayata geçirilmeli.
3. İş yerlerinde, servislerde, yemekhanelerde pandemi süreci de göz önünde bulundurularak tüm önlemler eksiksiz alınmalı.
4. Pandemi süresince elektrik, su, doğalgaz, internet ücretsiz olmalı. Uzaktan eğitimden faydalanabilmesi için tüm öğrencilere tablet devlet eliyle verilmeli.
5. Tüm özel hastaneler kamulaştırılmalı.
6. Pandemi süreci fırsat bilinerek kıdem tazminatına ve işsizlik fonunun yağmalanmasına dönük hamlelerden derhal vazgeçilmeli.
7. Uzaktan çalışan beyaz yakalı emekçilerin uzun ve süresiz sömürülmesinin önüne geçecek düzenlemeler hayata geçirilmeli.