Ana sayfa Güncel MÜFİT YAVUZ YAZDI: SERANDERİN ANAHTARI

MÜFİT YAVUZ YAZDI: SERANDERİN ANAHTARI

SERANDERİN ANAHTARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun zamandan sonra sessizliğini bozdu…

Ne kadar anlamsız, absürt bir cümle oldu değil mi?

“Erdoğan ve sessizlik! Bir cümlede yan yana gelecek şeyler mi Allahaşkına?” Dediğinizi duyar gibiyim…

Aslında ben de sizler gibi düşünüyorum…

Erdoğan, sessizliğini Berat Albayrak konusunda bozdu…

Damadını öve öve bitiremedi…

Biz de böylece Berat Albayrak’ın ne bulunmaz Hint kumaşı olduğunu öğrenmiş olduk…

Tam bir “kör öldü badem gözlü oldu” durumu ile karşı karşıya kaldık…

Tabii insan sormadan duramıyor; neden görevden aldınız o zaman?

Hem nasıl bir görevden alma; tekme tokat!

Adam gibi istifa edemeden, devir-teslim yapamadan, kimseciklere sesini duyuramadan ayrıldı makamındangaribim…

Adamcağıza ne yaptıysanız, o günden beri kayıp, ses seda yok!

Erdoğan, damadının başarılarını anlatırken, muhalefet için “kuduruyorlar” da dedi…

Yalnız maliyede değil, enerji işlerinde de çok iyi işler çıkarmış!

Tıpkı MFÖ’nün şarkısı gibi:

Peki peki anladık

Her şeyden sen anlarsın

Peki peki anladık

Her şeyi sen bilirsin..,

Orasını anladık da;

Çok başarılı olduysa;

Elektrik ve doğalgaz fiyatları neden çok yüksek?

Neden kaynağına daha yakın olduğumuz halde, üstelik topraklarımız doğalgaz boru hatları ile dolu olmasına rağmen Avrupa’nın iki katı para verip doğalgaz ithal ediyoruz?…

Neden doğalgazda Rusya’ya mahkûmuz?

Bu mu başarı?

Karadeniz’de bulduğumuz doğalgaza ne oldu?

Otomobil fiyatına aldığımız Doğu Akdeniz’deki sismik araştırma gemilerimizden de haber yok şu sıralar…

Ne oldu onlara, Antalya Körfezi’nde inzivaya çekilmiş olmasınlar sakın?

Ya şu muhalefetin sözünü ettiği128 milyar dolar?

CHP’sinden İyi Partisine; Devasından Gelecek Partisine kadar, herkes soruyor:

Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarını ne yaptınız?

Sahi ya, az buz para değil ki, şehit yakınları için toplanan bağış paraları gibi geçiştirilebilsin…

Deprem paraları gibi otoyol,  köprü havaalanı falan yaptık da diyemez; onların parasını yalnız biz değil çocuklarımız, torunlarımız da ödeyecek…

Uzun bir süre kulağının üstüne yattıktan sonra, nihayet lütfedip cevap verdi; dövizi ve faizi dizginlemek için kullanmışlar…

Elin oğlunun ağzı çuval değil ki, bağlayasın…

Sorup duruyor:

Faiz de,döviz de durmadı!

Para nerde?

Babaannem (anneannem de), kış için ayrılan yiyeceklerin saklandığı seranderin anahtarını kuşağına bağlar, gözü gibi kollardı, gelinlere bile vermezdi…

Babaannem; savaşlar, açlıklar, yokluklar, kıtlıklar görmüştü; tedbiri elden bırakamazdı…

Yalnız kışı değil, gelecek yılı da düşünürdü… Ya kuraklık olursa, ya ekinler çıkmazsa?

Sırf damat olduğu için; eğitimi, birikimi, tecrübesi olmadan devletin hazinesini Berat Albayrak’a teslim edildi…

Yalnız 128 milyar doları değil, Merkez Bankası’nın ihtiyat akçesini de iç etti…

Oysa bu salgında ne işe yarardı, değil mi?

Babaannem kadar olamadınız!