Ana sayfa Bursa PEYZAJ MİMARLARININ HAKLARI GASP EDİLEMEZ

PEYZAJ MİMARLARININ HAKLARI GASP EDİLEMEZ

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü tarafından 9 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan “Mahalli İdareler Sözleşmeli Personel Ücret Tavanları”na ilişkin genelgede Peyzaj Mimarları’nın mühendislik-mimarlık disiplinleri dışında sınıflandırılmasıyla ilgili TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu ve KESK Bursa Şubeler Platformu tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamayı TÜM BEL SEN Yönetim Kurulu Üyesi Metin Çapkın yaptı. Çapkın tarafından okunan açıklama şöyle:


“Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü tarafından 09.01.2021 tarihinde Mahalli İdareler Sözleşmeli Personel Ücret Tavanlarına ilişkin bir genelge yayınlanarak bu zamana kadar Mimar ve Mühendislerle aynı özlük haklarına sahip sözleşmeli Peyzaj Mimarlarının ücretleri düşürülmüştür. Geçmiş yıllardaki genelgelerden farklı olan bu sınıflandırma ile Peyzaj Mimarları ciddi bir özlük hakkı gaspıyla yüz yüze bırakılmıştır.

Genelgenin eki I ve II sayılı cetvellerinde Peyzaj Mimarı unvanının Mimar, Mühendis kadrosu dışında ihtisas alanı farklı meslek disiplinleriyle (Restoratör, Tekniker, Grafiker, Kaptan, Teknik Ressam, Hidrobiyolog, Pilot, Sanat Tarihçisi, Sosyolog, Ekonomist, Topograf, Teknisyen, Laborant, Ölçü Ayar Memuru, Kütüphaneci, Dekoratör, Desinatör, Heykeltraş, Paleontolog) birlikte değerlendirilerek, ücretleri düşürülmüştür.

Sözleşmeli statüde çalışan tüm kamu emekçilerinin sözleşmeleri 2021 yılı Ocak ayına kadar ilgili genelge doğrultusunda yenilenmek zorunda olduğundan ülke genelinde tüm yerel yönetim kurumlarında çalışan binlerce Peyzaj Mimarı, bu zamana kadar aynı kategoride değerlendirildikleri Mimar ve Mühendislere göre aylık ücretlerinde 1200 TL civarı; ek ödemelerinde ise 1000 TL civarında kayıp yaşamak zorunda kalacaklardır.

4 yıllık lisans mezunu Peyzaj Mimarlarının benzer eğitimi gördükleriyle aynı statüde değerlendirilmemesi özlük haklarında yaşanılan ciddi kaybın yanında Peyzaj Mimarlarının gördükleri eğitim ve yaptıkları işin getirdiği statülerinde de haksız bir kayba neden olacaktır.

Peyzaj Mimarlığı mesleği, 3458 Sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun`a tabi, içinde yaşadığımız doğal, kültürel ve fiziksel çevrenin bilimsel temeller ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirilmesini gerçekleştiren Mimarlık ve Mühendislik ihtisasına sahip bir meslek disiplinidir. Öğrenimlerini 4 yıllık Mimarlık ve Mühendislik fakülteleri içinde Mimarlar ve Mühendislerle benzer eğitim alarak, kamuda ve özel sektörde mimarlarla aynı koşullarda istihdam edilmektedir.

Ülkemizin taraf olduğu Avrupa Peyzaj sözleşmesinde de belirtildiği üzere, tarihsel ve kültürel kimliğin korunup geliştirildiği çağdaş kentler için oldukça önemi olan kent peyzajında birinci düzeyde sorumlu olan yerel yönetimlerde çalışan Peyzaj Mimarlarının özel sektör ve kamunun diğer kurumlarında olduğu gibi belediyelerde de gördükleri eğitim ve yaptıkları işe uygun statü ve özlük haklarının korunması onların en temel hakkıdır.

TMMOB ve KESK olarak farklı meslek gruplarında çalışan tüm üyelerimizin olduğu gibi Peyzaj Mimarı üyelerimizin de haklarının takipçisi olarak söz konusu genelge ile Peyzaj Mimarı unvanının Mimar, Mühendis kadroları ile aynı özlük haklarına sahip olarak değiştirilmesini ve özlük haklarının düşürülmesinden dolayı mağduriyet yaşayan Peyzaj Mimarlarının haklarının geri verilmesini talep edecek, sürecin takipçisi olacağız.

Karşı karşıya olduğumuz bu sorunun çözülebilmesi için, Peyzaj Mimarı meslektaşlarımızın haklarını ve meslek disiplinimizi aşındırmaya yönelik bu genelge derhal değiştirilerek, Peyzaj Mimarları da Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları ile aynı statüde değerlendirilmelidir.

Kentlerimizin tarihi ve kültürel dokusunun korunup geliştirilmesi ile sağlıklı ve güvenilir kent mimarisi için görev yapan Peyzaj Mimarlarının benzer eğitimi görüp benzer işleri yaptıkları Mimar ve Mühendislerle aynı statü ve özlük haklarına sahip olmaya devam etmesi için yukarıda belirtiğimiz temel talebimiz gerçekleşinceye kadar hem hukuki ve idari alanda hem de fiili ve meşru alanda mücadeleye devam edeceğiz.”