Ana sayfa Güncel MÜFİT YAVUZ YAZDI: SEN DE AZ DEĞİLSİN İMAMOĞLU!

MÜFİT YAVUZ YAZDI: SEN DE AZ DEĞİLSİN İMAMOĞLU!

SEN DE AZ DEĞİLSİN İMAMOĞLU!

Bak ne güzel halk seni seçmiş, dünyanın en güzel şehrinin belediye başkanı yapmış, oturup keyfini çıkarmak varken, 
Yaptığına bak!
Sana mı düşmüş, çocuklara süt ?
Halka ekmek dağıtmak, daha çok büfe açacağım demek?
Öğrencilere burs vermek, otobüsleri çocuklu kadınlara bedava yapmak?
Yoksulların yardımına koşmak, askıda fatura, yardım kampanyaları falan…
Bir de tutturmuş metro yapacağım diyorsun, hatta 25 yılda yapılanlardan  daha çok…
Olur mu kardeşim?
İhaleleri şeffaf yapmak da neyin nesi?
Her 6 ayda, gelir gider tablosu açıklıyormuşsun!
Boş şeyler bunlar boş, hem halk ne anlar ki bundan?
İstanbul’un meydanlarını düzenleyecekmişsin, İstanbul’u yaşanabilir hale getirecekmişsin!
Üzerine vazife mi senin!
Hele şu taksi meselesi!
İzin verir miyiz çekidüzen vermene?
Otur oturduğun yerde, ne o sokak benim, o sokak senin dolaşmak!
Her mahalleye kreş?
Bu kadar da olmaz yani!
Kültürümüze, ananelerimize, geleneklerimize uymaz bir kere…
Kadın dediğin, kıvırır bacağını oturur çocuğuna bakar…
Almış şoför yapmışsın, vatman yapmışsın, birkaç tanesi de marangoz olmuş, şehire mobilya yapıyormuş,..
Olur mu öyle şey?
Karadeniz mi sandın burayı, kadın çalışacak, üretecek…
Yok daha da neler?
Bir tane iki tane olsa neyse?
İstanbul’un taşkın sorununu da çözmüşsün diyorlar, artık biraz yağmur yağdığında ortalığı sel götürmeyecekmiş…
Göreceğiz!
Bir de belediyede dönen dolapları, yolsuzlukları, hırsızlıkları savcılığa vermişsin…
Pes doğrusu!
İlgisiz kişilere yüzlerce araç tahsis edilmiş, belediye 2 milyar zarara uğratılmış….
Vakıflara İstanbul halkının paraları akıtılmış…
Şu lunapark olayı mesela, İstanbul’un göbeğindeki yeşil alan…
Okus pokus, alım satım derken 400 milyon birilerinin cebine indirilmiş…
Alan memnun veren memnun, sana ne?
Hırsızların tekerine taş koymak, olacak şey mi Allahaşkına?
İnşaatçı bir aileden geliyorsun, ne güzel işte, sen de yap bir plan tadilatı, kondur gökdelenleri!
Olmadı muhallebici dükkanı aç Boğazın en güzel yerine…
Kendini düşünmüyorsan çocuklarını düşün…
Bak senden öncekilerin çocuklarına…
Kendine bile hayrın yok, İstanbul’a nasıl olacak?
Sen geldikten sonra sahiller yağmadan  kurtulmuş…
Boyuna posuna bakmadan, Kanal İstanbul’u yaptırmam diyorsun!
Kafa tutuyorsun bir de,
İstanbul’a ihanetmiş…
Hani diyorum, 
Sana yaptıkları az bile!
Sen de az değilmişsin İmamoğlu…