Ana sayfa Güncel MÜFİT YAVUZ YAZDI: KÖR AYDA BİTLENİR…

MÜFİT YAVUZ YAZDI: KÖR AYDA BİTLENİR…

KÖR AYDA BİTLENİR…

Çocukluğumda, Trabzon’da çok duyduğum bir sözdü: “Kör ayda bitlenir

Bir işi yapmaya niyeti olmayıp da, yapıyormuş gibi görünenler için söylendiği gibi; yersiz, zamansız, hiç gereği yokken yapılan işler için de söylenirdi…

Pandeminin ortalığı kasıp kavurduğu, insanların hayat pahalılığı altında ezildiği, beceriksiz salgın yönetimi sayesinde eğitimde neredeyse bir neslin kaybedildiği günlerde,

Cumhurbaşkanımız 2023 hedeflerine bir de “Ay’a sert inişi” koymuş…

Yerli uçak ve yerli otomobilin yanında, İstanbul’a da ikinci boğaz yapacaktı…

Çok yakın bir zamanda Türkiye, elektrikle çalışan traktör üretecekti…

2023’te işsizlik %5’e, enflasyon tek haneli rakamlara inecek, kişi başına gelir 25 bin dolara çıkacağı gibi, bununla kalmayıp gelişmiş ekonomiler sınıflamasında ilk 10’a girecektik…

( 2071’de de bir yerlere girecektik de şimdi tam olarak nereye gireceğimizi hatırlayamadım)

2023 hedeflerinin tutmayacağının net olarak anlaşılması, Ayasofya ve yeni anayasa söylemi oyların eriyişini durdurmaya yetmediğinden “pantolon uyduramadık gömlek verelim” der gibi kendisine yeni ve kolay bir hedef bulmuş:

“Ay’a gideceğiz…”

Bunun için çaba sarf etmeye gerek yok çünkü…

Bastır parayı ElonMusk’a, Ay’a değil Mars’a bile götürür!

Nasıl olsa para da cebinden çıkmayacak!

Kuşkusuz uzay teknolojisine sahip olmak, bir ülke için yeterince gurur vericidir…

Bunu için,her şeyden önce bilim insanı yetiştirebilecek bir eğitim sistemine, araştırma yapma olanağı sunulan bilim insanlarına, özerk üniversitelere, aklı, mantığı ve bilimi önceleyen yöneticilere ihtiyaç var…

Bunlardan başka, bir de bu işlere cömert fonlar ayırabilecek bütçe olanaklarına sahip olmak gerekiyor…

Eğitim sistemimiz son 20 yılda olduğu kadar çağdaş, laik ve evrensel ilkelerden koparılmamış, Cumhuriyetin ön gördüğü hedeflerden hiç bu kadar uzaklaşmamıştı…

Üniversite sınavında Ordu ili nüfusu kadar öğrencinin matematikten “sıfırçekmesi” yeterince üzücüdür, ancak; asıl üzücü olan bunu dert edinip, dizlerini

dövmeyen bir hükümetin varlığı olsa gerekir…

Nüfusunun yarısını iş gücüne katamayan, çalışanlarının çok büyük kısmının açlık sınırı altında asgari ücrete mahkûm etmiş bir ülke için uzay teknolojisi ne yazık ki “ Ayranı yok içmeye…” dedirtmekten başka bir anlam ifade etmiyor…

Milyarlarca para harcayıp Ay’a roket göndermek, ay sonunu getiremeyen vatandaşlar için ne ifade eder, merak ediyorum doğrusu…

İşini kaybedip evine ekmek götürmekte zorlanan insanlar için, Ay’a insan göndermek, ihtiyaçlar listesinde kaçıncı sırada yer bulur sizce?

Ha unutmadan, Trabzon’da yalnız “Kör Ay’da bitlenir” denmez

Yoksullar, fukaralar için de “ Kıçı Yoroz’dan görünüyor” derler…

Hani diyorum,

Ay’a gitmişken bir bakın bakalım,

Oradan da görünüyor mu?