Ana sayfa Güncel MÜFİT YAVUZ YAZDI: GARA

MÜFİT YAVUZ YAZDI: GARA

GARA

Geçen gece uykum kaçınca, CNN’de Hande Fırat’ın moderatörlüğündeki tartışma programının tekrarını izledim…

Konu; Gara’ydı

Aman Allah’ım!

Mehmet Metiner, Yaşar Hacısalihoğlu hatta Hakan Bayrakçı nasıl da saldırdılar Ali Haydar Fırat’a!

Üçü de kırmızı görmüş boğa gibiydi…

Belli ki, Gara operasyonun başarısızlığı kimyalarını bozmuş, deli danalar gibi saldıracak birilerini arıyorlardı…Bula bula, televizyon yorumcularının en zarifini, en sakinini, en naifini, en kibarını buldular…

Kamuoyundaki itibarı uzun süreden beri yerlerde sürünen Cumhur İttifakı’nın, başarısızlıklarını örtecek, eriyen oylarını durduracak bir başarı hikâyesine ihtiyacı vardı…

Gara, bunun için bulunmaz bir fırsattı…

Uzun süre PKK’nın elinde bulunan rehineleri kurtarmak, Cumhur İttifakı’nın bozulan imajını düzelmek için eşi benzeri olmayan bir fırsat sunacaktı…

Operasyonun başarı ile sonuçlanmasının yaratacağı “hava”nın yanında, 13 insanın canının riske atılmış olmasının sözü bile edilemezdi…

Evlatlarının yolunu özlemle gözleyen anaların hiç bitmeyen umutlarının bir anda sönmesinin, kazandıracağı prestijin yanında yeri ne olabilirdi ki?

CHP Genel Başkanı, konu hakkında vatandaşların aklından geçen, dünyanın en mantıklı 5 sorusunu sordu;

Sorulara cevap vermeleri gerekirken, Kılıçdaroğlu’na demediklerini bırakmadılar…

Hakaret etmeyi seçtiler…

Verebilecekleri cevapları yoktu çünkü…

Konunun uzmanı eski askerler, kurtarma operasyonlarının böyle olmayacağını, rehine kurtarmaya düğüne gider gibi gidilmeyeceğini, rehinelerin canlarının hiçe sayıldığını söylerken, hiçbirinin yüzünde üzgün ifadesi yoktu…      

13 can o kadar umurlarında değildi ki,

Arabistan Kralı’nın ölümüne gösterdikleri hassasiyeti onlara gösteremediler…

Birlik ve beraberlikten söz edenler, genel yas ilan etmediler.Evlatlarını yitiren anne-babaların acılarına ortak olup, halkı ortak duygularda birleştiremediler…

Davullu zurnalı, bol neşeli parti kongrelerinde gülebildiler, şakalar yapabildiler…

Her iki sözünün biri “Türk askeri” olan, hamasette mangalda kül bırakmayan Perinçek bile, şehitlerden söz edilirken “pişmiş kelle” gibi gülebildi…

Cumhur İttifakı’nın eriyen oylarını durdurabilmek için her şeyi göze alabileceğini; demokrasiyi, hukuku, hatta vicdanı bile dinlemeyeceğini tahmin ediyorsunuzdur…

Daha nelere şahit olacağız…

Kim bilir?