Ana sayfa Dünya MÜFİT YAVUZ YAZDI: EMSAL

MÜFİT YAVUZ YAZDI: EMSAL

EMSAL

Yaklaşık bir haftadır Kürşat Ayvatoğlu haberleriyle yatıp kalkıyoruz…

İlgi duyulmayacak gibi de değil; işin kriminal yönü var, siyasi nüfuz yönü var, yolsuzluk yönü var, haksız kazanç yönü var, liyakat yönü var…

Var da var, tekmili birden!

Doğrusu isterseniz işin uyuşturucu ile ilgili yönü pek ilgimi çekmedi

AKP’nin bazı gençlik kolları yöneticilerinin uyuşturucu partileri düzenlemekgibi huyları olduğu bilinmiyor değildi…

AKP’nin hukukçu profesörü merhum Burhan Kuzu’nun, uyuşturucu kaçakçısı İranlı Zindaşti ile ilişkisi de öyle…

Eğer haberleri  “yandaş” kanallardan takip etmiyorsanız, işin yalnız uyuşturucu ile ilgili kısmı değil, yukarıda sıraladığım kısımları dapek şaşırtıcı gelmeyecektir.

Benim asıl üzerinde durmak istediğim konu başka…

Medyadaki Kürşat Ayvazoğlu haberlerinin dumanı tüterken, KRT’de Ekrem İmamoğlu canlı yayına çıktı…

İmamoğlu, önceki dönem İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde dönen yolsuzluk dosyalarından bahsetti…

İmamoğlu’nun açıklamaları, Kürşat Ayvatoğlu olayındaki “nasıl oluyor da oluyor” sorusunun cevabı niteliğindeydi… İmar planı değişiklikleriyle nasıl rantlar oluşturulduğunu, oluşturulan rantların bir “tıkla” birilerinin cebine nasıl oluk oluk aktarıldığının örneklerini verdi İmamoğlu…

İmamoğlu’nu dinlemediyseniz, yolsuzluk dosyalarının içeriği ile ilgili bilgileri yandaş olmayan gazetelerden öğrenebilirsiniz…

Ben yalnızca, kamuoyunun gündemine İstanbul’un o muhteşem siluetini bozmasıyla giren 16/9 kulelerinin de benzer yoldan, yani emsal değişikliği ile yapıldığını belirterek geçeyim…

Bir “tıkla” derken işi abarttığımı sanmayın, gerçekten de bir “tıkla” olup bitiyor her şey…

Burada sihirli kelime, İmar planlarındaki “emsal” denilen katsayıdır…

“Emsal”in ne demek olduğunu çoğu okuyucum bilmez, doğal olarak aklına

insanların birbirleriyle yaşıtlıkları, eşitlikleri, denklikleri, benzerlikleri gibi,yan yana dizilmiş binaların yükseklikleri gelir…

Oysa “emsal”,  arsa alanı ile, üzerinde yapılacak yapı alanını belirleyen bir katsayıdır…

Örneğin, 100m2 bir arsanız varsa ve yalnız 100m2 inşaat yapabiliyorsunuz emsal “1” dir. 200 metre kare inşaat yapmanıza izin veriliyorsa, emsal “2”dir…

Kısacası emsal dediğimiz şey kat yüksekliği ile direkt ilişkisi olmayan, ama bir arsanın değerini belirleyen en önemli unsurdur ki, belediye meclislerince el kaldırıp indirmek suretiyle kolayca değiştirilebildiği için kent rantları oluşturmanın en basit yöntemi olarak bilinir…

Bir tıkla” derken de kastettiğim budur…

Bu özet bilgiden sonra konumuza gelelim;

Eğer birilerinin cebine para akıtmak istiyorsanız, bu son derece kolaydır…

Önce “emsal”değeri düşük,dolayısıyla ederi de düşük arsayı o kişiye aldırırsınız, sonra İmar planı tadilatı yapıp emsal’i yükseltirsiniz!

Arsa, İmamoğlu’nun örneğini verdiği dosyalardaki gibi belediyenin de olabilir, hazinenin de, hatta kişiye ait de olabilir; hiç fark etmez, yeter ki birilerine rant akıtmayı kafanıza koymuş olun…

Yöntem öyle sinsidir ki, eğer bu tip işleri takip edip fırsat peşinde koşan bir emlakçı değilseniz, haberiniz bile olmaz…

Aslında ortada dönen para halkın parasıdır, fakat cebinden direkt olarak çıkmadığı için çocuğuna iş arayan babanın, cebinde çay parası olmayan emeklinin, yarınından umudunu kesip kendini yurt dışına atmanın yollarını arayan gencin, siftah yapamayıp kepengini indiren esnafın da dikkatini çekmez…  

Emsal ile oynamak suretiyle kazanılan rant öyle büyük, öyle tatlı, öyle iştah kabartıcıdır ki, bu durum çoğu meclis üyelerine mensubu oldukları partinin ilkelerini,  parti aidiyetlerini, partiye olan bağlılıklarını bile unutturuverir…

Havadan para kazanmanın yolu da budur, mücahitken müteahhit olmanın da…