Ana sayfa Güncel MÜFİT YAVUZ YAZDI: CHP’NİN BRÜTÜS’Ü MUHARREM İNCE…

MÜFİT YAVUZ YAZDI: CHP’NİN BRÜTÜS’Ü MUHARREM İNCE…


CHP’NİN BRÜTÜS’Ü MUHARREM İNCE…

CHP “İktidara Yürüyüş” adını verdiği son Kurultayı, pandemi koşullarında CHP’lilerin alışık olduğu coşku ve heyecandan uzak olsa da, sonuç bildirgesi, Türkiye’nin sorunlarını ve çözüm yollarını göstermesi açısından tam bir “manifesto” niteliğindeydi…

“İkinci Yüzyıla Çağrı Bildirgesi” toplumun tüm kesimlerini kucaklayıcı ve anlaşılır bir sadelikte, halkın özlemini duyduğu bir Türkiye vizyonu çiziyordu…

13 maddelik bildiri ana hatlarıyla, kuvvetler ayrılığı ilkesi çerçevesinde yargı bağımsızlığını, düşünce ve basın özgürlüğünü, çağdaş bir eğitim sistemini, yolsuzluklara karşı “Siyasi Ahlak Yasası”ndan, Sayıştay’a işlerlik kazandırmaya kadar bir dizi düzenlemeyi içeriyordu…

Yalnızca bunlar mı?

Kadın- erkek eştliğinden, kadına şiddete, toplumsal barıştan, Orta Doğu Barış Konferansı’na kadar her şey bildiride vardı…

Ve tabii ki hepsini kapsayan;

Güçlendirilmiş parlamenter sistem ile,

“Toplumun geniş kesiminin onayını almış, çağdaş bir anayasa”…

Kimileri, bildirgenin ekonomik politikaları yönünden zayıf olduğunu, ekonomiyi nasıl düzelteceğine dair somut bir yol haritası sunmadığını ileri sürseler de, üretime dönük, toplumun yoksullaştırılmış kesimlerini ve emekçilerini koruyan, adaletli bir gelir dağılımı ile birlikte “Aile Sigortası”nı önceleyen bir ekonomi politikası da bildiride vardı..

Tüm bunların ötesinde, CHP’nin diğer muhalefet partileriyle oluşturduğu uzlaşı ile büyük belediyeleri kazanmış, tam da sosyal demokratların ve Atatürkçülerin ” makus talihini” tersine çevirmişken,

Yukarıda, “manifesto” diye tanımladığım, Türkiye’yi düşürüldüğü açmazdan çıkarmak için belirlenen yol haritasına tek bir eleştirisi yokken,

Başta belediye başkanları, özellikle Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, iktidarın akıl almaz baskısına rağmen canını dişine takmış, kısıtlanmış olanaklarıyla “harikalar” yaratıp, halkın sempatisini her geçen gün daha çok kazanırken….

Kısacası CHP, “dostlarıyla” birlikte kendilerini hiç olmadığı kadar iktidara yakın hissederken,


CHP’liler, haklı olarak beline baltayı baltayı yemiş ağacın ” sapın bendendir” masumiyetiyle soruyorlar:

” Yaptığın oldu mu Muharrem İnce?”

Oysa partileri, tarihlerinde pek kimseye vermedikleri onuru, Milletvekilliği, Grup Başkan Vekilliği ve en son Cumhurbaşkanı adaylığı ile Muharrem İnce’ye vermişti…

Cumhurbaşkanlığı seçiminin son cumartesi günü Maltepe meydanını dolduran aydınlık yüzlü, umutlu yüz binler;.

“Biz oraya Muharrem İnce’nin kara kaşı, kara gözü için toplanmamıştık” diyor…

“Bizi alanlara toplayan daha aydınlık, daha özgür, daha mutlu bir Türkiye özlemiydi” diyorlar

Ve şimdi kendilerini arkadan bıçaklanmış gibi hissediyorlar…

Muharrem İnce’nin yaralayıcı ve parti disiplininin kaldıramayacağı, ” CHP’nin içinde ‘çete’ var, Atatürk düşmanları var” gibi sözlerini, olgunlukla, “Kol kırılır yen içinde kalır” deyip, parti içi fikir ayrılığı olarak değerlendirse de;

İnce’nin son çıkışının

Günlerce medyada tartışılmasını

Türkiye’nin yakıcı gündeminden uzaklaştırılmasını

CHP’de iç karışıklık varmış gibi gösterilmesini,

İnce’nin tüm bunlara vesile olmasını hazmedemiyorlar..

Ve soruyorlar;

Hani; ” Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi, o yiğit de ülkeyi kurtaracaktı”?

Şimdi o yiğit, AKP’yi mi kurtaracak

Sen de mi Brütüs?

Karadenizli CHP’liler de

Tekli fındık gibisin

Dalın en zor yerinde

Alsam değmezsin

Almasam aklım kalacak…

Diyordur…