Ana sayfa Bursa MÜFİT YAVUZ YAZDI: MEDYANIN HALİ PÜR MELALİ…

MÜFİT YAVUZ YAZDI: MEDYANIN HALİ PÜR MELALİ…

Bugün 10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü…

18 Yıllık AKP iktidarı, her alanda yaptığı gibi gazetecilik mesleğini de değersizleştirip, etkisizleştirmeyi başardı…

Dünyanın hapishanelerinde en çok gazeteci bulunan ülkesiyiz…

İktidar, bir yandan mesleğini yapan gazetecilerin ensesinde boza pişirirken, her koşulda kendisini savunan, “kurşun asker” medya ve gazeteci yaratmayı da başardı…

Bunların ortak özelliği; hemen her konuda yanılmış olmalarıydı

Başka bir yerde ülkenin can alıcı konularında yaptığı tespitlerin tümü yanlış çıkmış biri gazetecilik yapabilir mi?

Bırakın gazetecilik yaparak her gün televizyonlarda boy göstermeyi, sokağa bile çıkamaz…

Zaten kimse de ciddiye almaz, söylediklerine kulak asmaz…

Ama bizimkiler her akşam  “abdesthane ibriği” gibi televizyon ekranlarında

Rahmetli Hasan Pulur, böyle tiplere “kifayetsiz muhteris” derdi…

Önce “Açılım”da yanıldılar…

Siyasi otoritenin “ Analar ağlamasın” sloganıyla silahlarını bırakmadan( muhalefetin itirazlarına rağmen) PKK ile masaya oturmasını alkışladılar…

Çok geçmeden iktidar, oyların düştüğünü görüp seçimleri kaybedeceğini anlayınca “barış masası”nı devirdi,  barış güvercinliğine soyunan bu tipler birden bire “şahin” kesiliverdiler…

Hükümetin bu denemesi sonucu “Hendek Savaşları”nda 800 şehit vermiştik

“Açılım politikasını” halka anlatmak için oluşturulan “Akil İnsanlar” grubunun içinden özür dileyenler çıkmıştı da, bunlardan bir tanesinin bile yüzü kızarmamıştı…

Hükümetin Fethullah Gülen ile kol kola olduğu zamanlarda da tutumları farklı değildi…

Hepsi Fethullah Gülen’e övgüler dizmekte birbirleriyle yarış halindeydiler Fethullah Gülen’e laf edenin karşısına önce bunlar dikilirdi…

Fetö, CIA ile el ele verip, Türk ordusuna komplo kurarken de,  aynı aymazlıklarına devam edip operasyonlara destek çıkıyorlardı…

Ülkenin Genelkurmay Başkanına “Terörist” diye tutuklanırken bile sevinç çığlıkları atanlar bunlardı…

Ordunun “kozmik oda”sına girilmesini “askeri vesayetten kurtuluyoruz” diyerek onayladılar…İşi o kadar ileri getirdiler ki; olan biteni onuruna yediremeyen şerefli bir komutanın intihar etmesiyle dalga geçerek, “ Nereye, daha karpuz kesecektik” bile dediler…

Ne zamanki iktidarla Gülen’in  arası 17-25 Aralık yolsuzluk davalarıyla  açıldı; bunlar birden bire ona düşmanı kesildiler…

Onlar için fikir, görüş, düşünce hiç önemli değildi. Günebakan gibi, iktidar nereye dönüyorsa bunlar da oraya dönüyordu…

Suriye konusunda da öyle; hükümet nereye bunlar oraya…

Azıcık tarih bilgisi olan bile Suriye’de iç savaş çıkarılmasının, Suriye’nin bölünmesinin Türkiye’nin çıkarlarına aykırı sonuçlar doğuracağını bilirken, bunlar sırf hükümete yaranabilmek için Suriye politikasına alkış tuttular…

Şimdi hükümet hatasını kabul ediyor da, bunlarda en küçük bir utanma bile yok!

İnsan Rıza Zarrab konusunda yanılır mı hiç!

Adamın tipi bile faul!

Burada bile yanıldılar…

Hepsi ağız birliği etmişçesine Rıza Zarrab’ı  “hayırsever iş adamı” olarak tanıttılar Türk halkına…

Adam Amerika’da bülbül gibi ötüp dağıttığı rüşvetleri açıklayınca, hep beraber Zarrab’a düşman oldular…

Ne bir utanma vardı yüzlerinde, ne bir kızarma

Bakmayın öyle Doğu Akdeniz ve Kıbrıs üzerinden hamaset nutukları atmalarına…

Kuzey Kıbrıs Türk Devleti’ni ortadan kaldıracak Annan Planı’na “Yes be anem” deyip destek verenler bunlardı…

Plana karşı çıkan Denktaş’a hakaretler yağdıranlar da…

İşini gazetecilik ilkeleri doğrultusunda, onuruyla, taviz vermeden sürdürmeye çalışan tüm gazetecilerin “Gazeteciler Günü” kutlu olsun!