Ana sayfa Bursa KEMAL CANKAYA YAZDI: İNCE’DEN HAVUZ MEDYAYA OKKALI SÖZLER!!!

KEMAL CANKAYA YAZDI: İNCE’DEN HAVUZ MEDYAYA OKKALI SÖZLER!!!

İNCE’DEN HAVUZ MEDYAYA  OKKALI SÖZLER!!!

CHP Cumhurbaşkanı adayı Yalova eski Milletvekili Muharrem İnce 28 Mayıs’ta İstanbul’un fethinin kutlandığı gün, Haber Global TV’ye konuk oldu.

Tabi o gün, AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da fetih programı vardı.

İstanbul’un fethinin kutlamalarındaki tezatlık ayrı bir vaka. Bir taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ayrı kutlama yaparken, diğer taraftan bu ülkenin belediyesinin kutlamalarını yok sayan bir iktidar anlayışı ile karşı karşıya kalınıyor.

Devletin imkânlarından beslenen tüm havuz medyası,  Erdoğan’ın kutlama programını kesintisiz olarak yayınlıyor.

Haber Global TV’ nin konuğu olan Muharrem İnce’nin sözleri kesilerek Erdoğan’ın kutlama törenlerine bağlanması sabrını taşırıyor.

Ardından şu sözlerle yayını terk ediyor;

“Birincisinde Okçular Vakfı’nın konuşmasını vermeyeceğiz dediniz verdiniz. İkincisinde ben konuşuyordum, 35 televizyon onu veriyor zaten… Üçüncüsünde benden habersiz acilen kesip ona bağlıyorsunuz. Ben bir daha sizin kanalınıza gelmeyeceğim. Türkiye bu faşist düzenden kurtulacak. 35 televizyonda Erdoğan konuşuyor. Onun karşısında iki yıl önce rakip olmuş biriyim ben. Gururumla kimseyi oynatmam, kendi kendinize devam edin arkadaşlar. Bu saygısızlıktır. Türkiye bunu hak etmiyor, Erdoğan’ın babasının malı değildir Türkiye Cumhuriyeti. Ben Erdoğan’dan korkmuyorum. Sözlerimi söyleyeceğim arenalar ve sokaklar vardır. 35 televizyonda o konuşsun, bir tanesinde de ben konuşayım. Ne diye sözümü kesiyorsunuz? Erdoğan bu memleketin kurucusu değil, sahibi değil. Çağırıyorsanız, konuşturacaksanız. Size değil patronlarınıza söylüyorum. Ben sadece AK Parti’ye değil Cumhuriyet Halk Partisi’nde de demokrasi mücadelesi verdim. Türkiye’nin demokrasi mücadelesine ihtiyacı var. 16 milyon kişi oy vermiş bana, onlara saygısızlık yapıyorsunuz.”  

Muharrem İnce’nin bu davranışı ülke gündeminin birinci sırasına oturur oturmaz, sosyal medya üzerinde olumlu olumsuz yorumlar yağmur gibi yağmaya başladı.

Ekseri çoğunluk, havuz medyasına karşı geç kalınsa da, alınması gereken doğru bir tavır olarak değerlendirirken,  bazıları da İnce’nin CHP kurultay türbinlerine oynadığı yönünde yorumlarda bulundu.

 Bu arada Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasındaki yaşanan olaylarla ilgili eleştiriler de yenilenmiş oldu.

İnce, hangi niyetle sert sözleri söyleyerek programı terk ettiyse, doğru ilkeli bir davranış sergilemiştir.

Havuz medyası hiçbir zaman iktidarı eleştiren, muhalif kimlikleri iyi niyetli bir şekilde programlarına davet etmemiştir.

Programlarına  5 konuk çağırıyorlarsa,  adını sanını duymadığımız, hiçbir akademik eserlerini ortada görmediğimiz, isimlerinin önünde Prof, Uzman gibi titri bulunan, objektif analiz yapma yeteneğinde uzak, at gözlüğü ile dünyaya bakan besleme zevatların karşısına 1 veya iki muhalif kimlikten isim çağırılarak, tartışma ortamını horoz dövüşü arenasına çeviriyorlar!!!

Daha çirkin olanı ise program moderatörü olan zavallı, aklı sıra sorduğu sorularla muhalif katılımcıları sıkıştırarak, zora düşürme çabası içerisine giriyor.

Bir yerden sonra bu sirk kumpanyasına dönüşen bu programlara dur denilmesi gerekiyordu.

 CHP parti kararı ile önce CNNTÜRK’ tavır aldı, parti kararını tanımayanlar ise ihraç edilerek, CHP’den atıldılar…

Bazı siyasiler bireysel istikballeri için, siyasal ilkelerini bir kenara koyarak, havuz medyası televizyonlarını dolaşarak arzı endam ediyorlar.

Bir süre sonra magazinleşerek bir bakmışınız medya maymunu oluveriyorlar!

Medya siyaset arasındaki mesafesizlik, bir yerden sonra, meslek ilke etiğine uygun olmayan ilişkiler içerisinde magazine dönüşüyor, daha vahimi gazetecilik adı altında tetikçilik yapılıyor.

Meslek onurunu üç kuruşa pazarlayan onursuz kimlikler kendi meslektaşlarını hedef göstererek, muhbirlik yaparak, cezaevlerine attırmak için fırsat kolluyorlar.

Murat Ağırel, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, iktidarı eleştiren muhalif gazeteciler havuz medyasının pelikan muhbirlerinin hedef göstermesiyle tutuklanıp yargılanıyorlar…

Böylesine kirlenmiş bir medya ortamında, birilerinin, bu aymazlıklara ahlaksızlıklara tavır koyması gerekiyordu.

Muharrem İnce’yi ister sevin,  ister sevmeyin çok önceleri konulması gereken tavrı okkalı sözleri ile koyarak, ikiyüzlü medya anlayışını teşhir ederek, “Kral Çıplak” demiştir.

Keza diğer taraftan CHP’li yerel siyasetçiler, kendilerine sürekli olarak hakaret içeren eleştiriler yapan, yerel havuz medyasına destek vererek, gazetelerinde, haber sitelerinde, televizyonlarında arzı endamdan geri durmuyorlar.

Böylesi bir durumda insan merak ediyor, bu yerel yöneticiler neden korkuyor ki,  havuz medyası ile bağlarını koparamıyorlar?

Objektif haber yapan, gayri ahlaki davranışlar içerisinde bulunmayan medyaya karşı daima mesafeli durmayı yeğlemekteler.

Bursa yerelinde, son olarak yaşanan bir park ihalesi mevzusunun tarafı olan, bir işadamının TV kanalının haber sitesi, CHP milletvekilleri başta olmak üzere il,  ilçe yöneticilerini zan altında bırakacak ağır ithamlarda bulundu.

Tarafı olmadıkları bir ihalenin dâhili gibi gösterildiler.

Maalesef bu televizyon kanalına ciddi anlamda bir yaptırım söz konusu olmadı.

Yaygın medyada CNNTÜRK’ün CHP’ye karşı yaptığı deformasyonla yerelde yapılanın arasında bir fark yok.

Sadece CHP değil, genelde yerelde iktidara aymazca destek vermek adına tehdit eden, hakaret içeren haberler yapan havuz medyasına karşı tüm toplumsal muhalefet okkalı bir tokat atmalıdır.

Kim  üç kuruşluk çıkar için haksızlıklara, adaletsizliklere ses çıkarmıyorsa bilsinler ki, sustukça bir gün  sıra onlara da gelecek!!!