Ana sayfa Güncel KAPILDIM GİDİYORUM BAHÇELİ’NİN RÜZGÂRINA

KAPILDIM GİDİYORUM BAHÇELİ’NİN RÜZGÂRINA

KAPILDIM GİDİYORUM BAHÇELİ’NİN RÜZGÂRINA

Selde sürüklenen kütük gibi, nereye varacağımızı bilmeden akıntıya kapılmış gidiyoruz…

Önümüze çıkan ilk girdapta dönüp duruyor, sonra akıntının etkisiyle başka bir girdaba doğru yol alıyoruz…

Kamuoyunda yaygın olarak bilinenin aksine, baştan beri tutarlı bir dünya görüşleri, “dava” olarak tanımladıkları bir ideolojileri yoktu…

İktidara geldiklerinde, krizden çıkmış, enflasyonu dizginlemiş, Avrupa Birliği ile ilişkileri yoluna koymuş bir Türkiye buldular…

DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti, ekonominin faturasını halka kesmiş, ne kadar acı ilaç varsa halka içirmiş, geriye uygulanacak acı reçete bırakmamıştı…

Yurtdışından ithal edilerek Türkiye’ye getirilen Kemal Derviş,  “Güçlü Ekonomiye Geçiş” adı verilenyeni bir ekonomi politikasıyla bir dizi reform yapmış, bankaları kontrol altına alarak, Bankacılık Düzenleme Kurulu’nu kurmuş, Merkez Bankası özerkleştirmiş, ekonomiye “çeki düzen” vermişti…

Uluslararası sermayenin Derviş’in yarattığı güven ortamında ülkeye akışını kendi marifetleri sandılar…

Kendilerini dev aynasında gördüler…

Deniz durgunken gemiyi yüzdürmek kolaydı…

5-6 yıl, önceki hükümetin kendilerine bıraktığı mirasın keyfini çıkardılar…

Adeta zücaciye dükkanına girmiş fil gibi;

Satılmamış bir fabrika bırakmadılar. Bütün kurumların içlerini boşalttılar; liyakat sahibi bürokratları tasfiye edip, yerlerine kendi adamlarını yerleştirdiler…

Yurt dışından akan parayı üretime değil, betona yatırdılar, kendilerine bağlı zengin müteahhitler ordusu oluşturdular…

Medyayı ihmal etmediler tabii, kamu kaynaklarını kullanarak medya kuruluşlarını birer birer kendilerine bağladılar…

Hazıra dağ dayanmaz” derdi büyüklerimiz…

Nitekim de öyle oldu…

Ekonomideki başarısızlık halka işsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı olarak yansıdı…

İşin kötüsü,

Ekonomiyi derleyip toparlayacak, halkın iki yakasını bir araya getirecek ne bilgileri, ne tecrübeleri ne de becerileri vardı…

Ortakları Bahçeli,  bu işlerden anlamazdı ki, akıl danışabilseler…

Neticede onun uzmanlık alanı “başka şeylerdi

Haklarını yemeyelim, cahil cesareti mi dersiniz, “her şeyi benbilirim” megalomanlığı mı dersiniz, ortaya, “faiz sebep, enflasyon sonuçtur” diyerek yeni bir “teori” atıverdiler…

Dünyanın tüm ekonomistlerinin akıllarına durgunluk veren bu teori, halka pahalıya patladı; faizi ve kuru düşüreceğim derken ikisi de olmadı. Olan, Merkez Bankası’nın 128 Milyar Dolarına oldu…

Ekonomideki başarısızlık kaçınılmaz olarak oylarda erimeyi de beraberinde getirdi…

MHP ile ortaklık, uzun süredir iktidara tutunmanın tek yoluydu…

Kendilerine yeni bir rota çizebilecek ilke, düşünce ve fikirleri olmayınca, dümeni Bahçeli’ye bırakmak zorunda kaldılar…

Öyle ki,SoyluPeker atışmasında bile karar verebilmek için Bahçeli’yi beklemek zorunda kaldılar…

Son günlerde iktidar çevrelerinde iyice belirginleşen hırçınlık ve tahammülsüzlük, bir türlü önüne geçilemeyen ekonomideki kötü gidişin sonucu…

Ekonomideki başarısızlık sürdükçe, dümen de Bahçeli’nin elinde olacak, kim bilir“başımıza daha neler gelecek!