Ana sayfa Güncel İNSANLARI YAŞATMAK İÇİN SOSYALİZM…

İNSANLARI YAŞATMAK İÇİN SOSYALİZM…

İNSANLARI YAŞATMAK İÇİN SOSYALİZM…

Çin’in Vuhan kentinden yayılmaya başlayan, dünyayı kasıp kavuran Korona virüsü ( Kovid 19) hızlı bir şekilde yayılmaya devam ediyor.

Çin’in Vuhan kentinde başlayan Korona virüsü salgını ile ilgili, sosyal medya ve bazı kaynaklar üzerinden gerçek veya gerçek olmayan bilgi akışları, yazılı ve görsel olarak yayınlanıyor.

Araştırmacı Yazar Abdullah Çiftçi, Akademisyen Ramazan Türkoğlu, rahmetli araştırmacı yazar Aytunç Altındal’ın yıllar öncesinde yaptıkları araştırmalara baktığımızda, küresel kapitalizmin insanlık üzerine oynadığı oyunları, insanlığı nasıl lime lime yok ettiklerini göreceksiniz…

İnsanlığı yeni bir dünya düzeni bekliyor.

Dijital yaşama adaptasyon süreci ile teslim alınarak kapalı ortamlarda yaşam sürdürmeleri için, biyolojik bir savaş Korona virüsü ile yapılarak bir başarı elde edildi.

Yenidünya düzeninde, üretim dışı kalan 65 yaş üzeri insanlar, kronik hastalıkları olanlar sisteme bir yük olarak görüldüğü için amiyane tabiri ile virüslerle küresel olarak imha ediliyorlar!

 Daha ilginç iddia ise Korona virüs vasıtasıyla insanlığın üreme sürecine nokta konulacağı yönünde!!!

Nakit paralar yerini sanal dijital paralar, insan işgücünün yerini robotlar yer alacak.

İnsanların günlük hareketlilikleri, yaşamları deri altına yerleştirilen çiplerle kontrol altına alınacak.

Korona virüsü ( Kovid 19) vakası göstermiştir ki; Dünyanın gelişmiş kapitalist ülkeleri başta olmak üzere ülkemizde de insanlığın lime lime döküldüğü gerçeğini ortaya koydu.

Virüse karşı alınan önlemleri izlediğimizde, ne kadar acze düşüldüğünü görüyoruz.

Kapitalizmin daha çok kazanma vahşiliğinin, başta doğayı tahrip etmek üzere, insanlığın sonunu getirdiğini yaşadığımız savaşlar, yıkımlar çaresi bulunmayan salgın hastalıklar bizlere göstermiştir.

Kapitalizmin bilim anlayışının altında, insanın yaşamasına dair hiçbir bilimsel çalışma yoktur!

Yaşadığım şehir olan Bursa’da katıldığım bir söyleşide, ismini vermeyeceğim bir sanayici, iş yaşamında nasıl başarıya ulaştığına dair tecrübelerini deneyimlerini katılımcılara anlatıyor.

Bu iş insanı savunma sanayi ile ilgili silah üretiminde bulunuyor, bizler insanlığa hizmet için çalışıyoruz cümlesini gönül rahatlığı ile kurabiliyor.

İnsanlığın geleceğini yok etmek için teknolojisini kullanan bir iş insanının, insanlığa değil, sadece savaş baronlarına hizmeti olabilir!

Korona (Kovid 19) virüsü bir gribal vaka algısı olduğu gibi, ölümcül bir biyolojik kimyasal vaka olduğu yönünde düşünceler de ağırlık kazanıyor.

Korona virüsün sağlık anlamında tehlikesi ile birlikte ekonomik sosyal yansımalarının oluşturacağı tehlikenin boyutu da virüs kadar etkili olacak.

Ekonomisi güçlü olan ülkelerin, ekonomik sosyal tehlikeye karşı ayırdıkları bütçelerinin, toplumsal mağduriyeti ortadan kaldıracağı bariz şekilde görülüyor.

Ülkemize baktığımızda durum hiç de iç acıcı değil.

AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Korona virüsü tehlikesinin boyutunun açıklanmasından 1 hafta sonrasında, siyaseten kendilerine yakın bulduğu iş insanları örgütleri, bakanlar ve AK Parti yöneticileri ile Çankaya Köşk’ünde toplantı yaptı.

Toplantı sonrasında ekranlara çıkarak seçim beyannamesi açıklar gibi “istikrar kalkanı” çerçevesinde alınacak önlemlerle ilgili 19 maddelik bir açıklamada bulundu.

 Korona Virüs bütçemizin toplam rakamı 100 Milyar TL olarak telaffuz edildi.

Ekonomi uzmanları ise böyle bir bütçenin olmadığını, borçlanmaya gidileceğini ifade ediyorlar.

İş dünyası bütçeyi can suyu olarak değerlendirirken,  çalışanlara, işsizlere emeklilere ise kolonya, maske, dua kalıyor.

Küresel olarak yaygınlaşan virüs vakası hiçbir siyasi parti, inanç, zengin yoksul ayırmazken, AK Parti böylesi bir durumdan kendine siyasi bir avantaj sağlamak için,  muhalif olarak gördüğü Türk Tabipler Birliği, DiSK, KESK ve diğer muhalefet partilerinin yetkililerini toplantıya çağırma gereği duymuyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “ Sorun küresel, mücadele ulusal” sözünün böylece havada kaldığını görüyoruz.

Dünyayı saran ölümcül bir salgından hala siyaset devşirmek hangi ruh halinin yansımasıdır!

Önceki gün yapılan meclis genel kurulu toplantısında Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş,  önlem paketine ilişkin yaptığı konuşmasında emekçilerin ve halkın salgın karşısındaki çaresizliğini dile getirdi. Virüs’ün zengin fakir ayırmadığını, amma AK Partinin ayırdığı ifadesi üzerine AK Parti sıralarından sert tepkiler geldi.

Yaşadığımız süreç bizlere bir kez daha sosyalizmin insanlık için ne kadar elzem bir sistem olduğunu göstermiştir.

Küba her ne kadar yoksul bir sosyalist ülke olarak görülse de insanlık için çok büyük bilimsel araştırmalar yapıyor.

Savaşların salgınların olduğu ülkelere ilaç ve doktor ihracı yapıyor.

Küba’nın Devrimci Lideri Fidel Castro’nun şu sözlerini unutmamak lazım: “Biz dünyaya asker değil, doktor göndeririz.”

Bu nedenle insanca yaşam için sosyalizm diyoruz…

Eskiden meydanlarda “Yaşasın sosyalizm” diye haykırırken,  Korona virüs sonrasında “insanı yaşatmak için sosyalizm” diyoruz, Erkan Baş gibi…