Ana sayfa Bursa HİÇBİR TACİZİN KIYASLAMASI OLAMAZ!!!

HİÇBİR TACİZİN KIYASLAMASI OLAMAZ!!!

HİÇBİR TACİZİN KIYASLAMASI OLAMAZ!!!

Sözü eğip bükmeden  mevzuya girelim; CHP Osmangazi İlçe Başkanlığı görevinde bulunan Mete( Metin) Akyolcular hakkında, sosyal medya üzerinden 17 yaşında bir kız çocuğuna sözlü tacizde bulunduğu iddiaları basının gündemine düştü.

Ardından bir gün sonra Mete Akyolcular sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla ilçe başkanlığından istifa ettiğini duyurdu.

Genel merkez kaynaklı aldığım bilgiye göre,  Örgütlerden Sorumlu Genel başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı arayarak istifa etmesini istemiş, istifanın ardından disiplin sürecinin de başladığı ifade edildi.

Görevimden ayrılıyorum ama hukuk mücadelem sonuna kadar devam edecek.

Son dönemde üst üste saldırılarla karşı karşıyayım.

İlçe başkanı seçilmeden önceki dönemlerle ilgili iki ayrı konuda haber ve iddialara muhatap olmak zorunda bırakıldım.

Son iddialar da aynı çerçevededir. Hakkımdaki kişisel iddialarda bile CHP Osmangazi İlçe Başkanı kimliğimin ısrarla ön plana çıkarıldığını, aslında partimizin hedef alınmak istendiğini görmekteyim.

Bu nedenle, atılan iftiralara ilişkin sonuna kadar sürdüreceğim hukuk mücadelem sırasında partimizin adının daha da yıpratılmasının önüne geçmek adına, seçimle geldiğim ilçe başkanlığı görevimden istifa ettim.

Hukuk mücadelemden de asla vazgeçmeyeceğim.

Kamuoyuna saygılarımla duyuruyorum.”

İşin garip tarafı, ilçe başkanı olmadan önce buna benzer iddialarla karşı karşıya kaldığını dile getiriyor.

O dönemlerde ilçe yönetiminde bulunuyordu.

Çok ciddi iddialarla karşı karşıya kaldığı dönemlerde, neden hukuki yola başvurup kendisine iftira atanlar hakkında dava açmadığı ayrı bir merak konusu!!!

Tabi ardından daha garip olan ise sözlü tacize maruz kalan kız çocuğunun yaşının 17 değil, daha büyük olduğu ifade edilmesi hoş bir söylem değil!

Ortada bir taciz vakası söz konusu,  yok yaşı büyüktü, yok küçüktü gibi tartışma ayrı bir çirkinlik…

Daha kötüsü ise CHP’de taciz dedikoduları uzun bir süredir konuşuluyor, ama tacize uğradığını söyleyenlerle, dedikodusunu yapanlar hiçbir adli bir şikâyette bulunmuyor!

Birçok siyasi partide bu tür bel altı dedikodular yapılıyor, ta ki, basına yansıdığında kirli çamaşırlar ortaya dökülüyor.

CHP içerisinde gördüğüm o ki,  birbirine karşı rakip olan siyasetçiler kılıçlarını çekmiş durumdalar.

Tam da İstanbul’da patlayan taciz vakasının ardından Bursa’da böyle bir vakanın gündeme gelmesi de manidar olsa gerek!

Böylesi çirkinliklerin yaşandığı, milletvekillerinin de bildiği ama ses çıkarmadıkları yönünde iddialar da var.

Daha trajikomik olan ise, kendilerine bu yönde şikâyet iletilen milletvekilleri taciz olayı basına düşene kadar, üç maymunu oynamışlar.

Taciz konusu ile ilgili daha önce bilgilerinin olduğuna dair çıkan dedikodular hakkında görüşlerini öğrenmek istediğim, Orhan Sarıbal telefonlarıma cevap vermiyor.

Amma bir haber sitesine açıklamada bulunuyor.

Konunun muhatabı şahıs gereğini yapmalı. Taciz ile ilgili yeni haberi olduğunu ifade ediyor.

Bu açıklamaya inanalım mı?!

Tabi, bu arada bu çirkin taciz vakası ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık’a bir şikâyet dosyası verildiği ve dosyayı hasıraltı yaptığına dair sosyal medyada paylaşımlar yapılıyor.

İddialarla ilgili Lale Hanımı aradım, kendisine mevzunun ne olduğunu sordum. 

Lale Hanım şu şekilde açıklık getirdi;

“Osmangazi Dikkaldırım temsilciğinde 12 kişilik bir grup Salı günü yapılan grup toplantısına katılıyorlar. Grup toplantısı bittikten sonra bana seslendiler. Genel Başkan ile bir fotoğraf çekilmek istediklerini söylediler. Onları genel başkanın bulunduğu odaya götürdüm. Osmangazi ilçe örgütü yönetimi ile ilgili bir şikâyet dosyalarının olduğunu, fakat girişte ellerinden alındığı söylediler. Kemal bey, bana dönerek konu ile ilgili bilgimin olup olmadığını sordu. Bende bilgimin olmadığını söyledim. Daha sonra arkadaşlara neden önceden şikâyet dosyası hakkında beni bilgilendirmediniz yönünde sitemde bulundum. Önceden bilgim olsaydı dosyayı kapıdan aldırırdım. Dosyayı sonra aldım inceledim,.Dosyada, ilçe örgütünde üyelik başvurusuyla ilgili bazı yöneticilere yönelik şikâyetler olduğunu gördüm. Grup içerisinden bir kişi taciz olayından söz etti. Dosyaya baktıktan sonra, tekrar temsilcilik yetkilisine döndüm, siz bir taciz vakasından söz ettiniz, dosyada tacizle ilgili bir bilgi göremedim. Tacize uğrayan kişi sizinle beraber miydi diye sordum?  Aldığım cevap tacize uğradığını iddia eden kişinin aralarında olmadığını, sadece onun adına bir kişinin dile getirdiğini ifade etti. Ben söz edilen tacizle ilgili bilgilerin verilmesini istedim. Kim kiminle ilgili şikâyetçi, yazılı olarak iletilmesini istedim. Birkaç kez tekrar kendilerini aradım, bana konu ile ilgili herhangi bir dönüş yapılmadı. Bazı kişilerin bilgisi olmadığı halde, sosyal medya üzerinden gayri ahlaki linç girişimi içerisinde olduklarını görüyorum. Ben bir kız annesiyim, tacizci babamın oğlu olsa bile af etmem. Karaman’da çocuklara yönelik yaşanan taciz olayını ortaya çıkaran insanım. Son olarak yaşanan sözlü taciz olayını basından öğrendim. Parti yönetimi olarak gerekeni yapıyoruz. Bu tür yüz kızartıcı olaylara parti olarak hiçbir şekilde müsamaha göstermeyeceğimizi kamuoyunun bilmesini isterim.”

CHP İl başkanlığından gelen basın açıklamasını doğrusu garipsedim.

Bu vakanın 3,5 yıl önce olduğunu, sözlü tacize uğrayan kişinin 17 değil, 18 yaşında olduğu, özür dilenerek konunun kapandığı, herhangi adli bir şikâyet olmadığı, parti yönetimine ve genel merkeze konuyla alakalı şikayet söz konusu olmadığı belirtiliyor.

Konuyla ilgili araştırma yapılacağı belirtilmiş, bence olayın kamuoyuna yansımasının ardından derhal görevden el çektirilmesi gerektiren bir durumda istifa etmesini beklemek konuyu daha da tartışılır duruma getiriyor.

Beklenilen süreç içerisinde sosyal medyada dedikodular gırla gidiyor.

Son bölümünde AKP’nin yapmış olduğu basın açıklamasına atıfta bulunup bir kıyaslama yapılmış.

“AKP Bursa İl Başkanı sıfatıyla yaptığı açıklama önemlidir. Ayhan Salman’ın pedofili konusundaki duyarlılığını saygıyla karşılıyor ve daha bugün İzmir Kemalpaşa’da kendi 13 yaşındaki üvey kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu için tutuklanan AKP ilçe yönetim kurulu üyesi D.A.İ. ile ve transeksüel arkadaşının ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklanan aynı ilçe yöneticisi N.B. ile ilgilenmesinin taşıdığı önemi kamuoyunu dikkatine sunuyoruz. AKP Bursa İl Başkanı Ayhan Salman’dan ve AKP Genel Merkezi’nden, 13 yaşındaki üvey kızına uzun süreli cinsel istismarda bulunan ilçe yöneticisiyle ilgili açıklamalar da bekliyoruz.”

Siyasi rakipler daima rakiplerinin açıklarından beslenir. Siyasette yönetim erkinde bulunanlar öncelikle zaaflarından arınarak o makamlarda bulunmalıdır.

Yaşamda genel bir kural vardır; iki kişinin bildiği sır değildir. Aynı zamanda siyasette bir yerlere talip olanların, çocukluğunda komşu bahçesinden çaldığı erikler bile karşısına çıkabilir.

Hiçbir taciz olayına masumiyet karinesi yüklenemez.

Bizler ne savcıyız ne hâkimiz. Sadece iddiaların gerçek olup olmadığının gün yüzüne çıkmasını isteriz.

 Suçlanan kendini aklamakla sorumludur. Suçlayansa iddialarını ispatlamak zorunda…