Ana sayfa Bursa HASTANELER HALKINDIR!

HASTANELER HALKINDIR!

Kamu-Özel İşbirliği modeliyle inşa edilen 5 şehir hastanesini işleten  Rönesans Holding’e bağlı Rönesans İşletme Danışmanlığı A.Ş. satıldı. Rekabet Kurumu, Danimarkalı ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.’ne hisselerin devrini onayladı.

İşlettiği Bursa, Adana, Yozgat, Elazığ ve İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastaneleri’nin toplamda 9500 yatak kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük hastane işletmecisi olan Rönesans İşletme Hizmetleri Danışmanlığı‘nın Danimarkalı ISS‘ye ne kadara satıldığı bilinmiyor.

Öncesinde de şehir hastanelerinin maliyeti, kira ve hizmet bedeli gibi konular ticari sır bahanesiyle açıklanmıyordu. Buna karşılık yayınlanan bütçeye göre, Sağlık Bakanlığı’nın 2020 yılında 10 şehir hastanesine 10.4 milyar lira kira ve hizmet bedeli ödediğini ve bu parayla devletin 10 kamu hastanesi yapabileceğini biliyoruz.
Her fırsatta yerli-milli vurgusu yapanların söz konusu 5 hastanenin Danimarkalı bir şirket tarafından işletilecek olmasına sesini çıkarmamasını ise manidar buluyoruz.

Kamu kaynaklarının 25 yıl boyunca, döviz üzerinden belirlenmiş kira ödemeleri, laboratuvar, radyoloji, bilgi işlem, temizlik, yemekhane hizmet bedelleri ve yüzde 70 hasta doluluk oranı garantili sözleşmelerle özel şirketlere aktarılmasının amacının halkın sağlık hakkını korumak olmadığı ortadadır. Üstüne üstlük şehir hastanelerinin çoğunun, adına tezat bir şekilde, şehir dışına yapılması ve şehir merkezlerindeki kamu hastanelerinin kapatılması da halkın sağlık hakkına ulaşmasında yeni bir engel oluşturmuştur.
16 Temmuz 2019’da açılan Bursa Şehir Hastanesi, 400 milyon dolara mal olmuştu. Tahminlerimize göre burası için ödenen kira bedeli de yıllık 350 milyon lira.

Şehir merkezine 20 kilometre uzaklıkta bulunan ‘Şehir Hastanesi’ne ulaşımın sağlanması için hafif raylı sistem inşasına harcanacak olan tutar, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mayıs ayında gerçekleştirdiği ihaleye göre 1 MİLYAR 950 MİLYON LİRA’DIR.
Bu tutar, hastaneye 25 yıl boyunca ödenecek olan kiranın yanında ek bir yük olarak vatandaşın sırtına yüklenmiştir.
Pek çok ülkenin 200 yatak kapasitesinden küçük 600 yatak kapasitesinden büyük hastanelerin yapımına verimli olmadığı gerekçesiyle son verdiği bir dönemde Türkiye’de binli sayılarda yatak kapasitesine sahip hastanelerin yapılması akıl dışıdır.

Sosyal devletin gereklerinin yerine getirilmesi için bizi yönetenlere çağrıda bulunuyoruz.
Bursa, Adana, Yozgat, Elazığ ile İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastaneleri’nin yabancı bir şirkete devredilmesi, herkesin eşit ve ücretsiz olarak  ulaşması gereken sağlık hizmetlerinin piyasa koşullarına terk edildiğini bir kez daha göstermiştir.

Devletin kendi eliyle yapması halinde daha ucuza mal edebileceği bu yatırımlar derhal  kamulaştırılmalıdır.
Sağlık hizmetlerinin herkes için eşit, ücretsiz ve ulaşılabilir olması için şehir dışına dev büyüklükte hastaneler yapmak yerine, şehir merkezlerindeki kamu hastaneleri tekrar açılmalı, nüfus yoğunluğunun arttığı yeni yerleşim yerlerine, nüfusla orantılı olarak, yeni kamu hastanesi planlaması yapılmalıdır.