Ana sayfa Bursa GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR… YARGILANAMAZ…

GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR… YARGILANAMAZ…

Gazeteci kökenli CHP Nilüfer İlçe Başkanı Fırat Yılmaz, ; Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Sorumlu Haber Müdürü Barış Terkoğlu, muhabir Hülya Kılınç, Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel, Yeni Yaşam Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser ve Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik’in tutuklanmalarına ilişkin açıklamada bulundu.

Özgür basın çoğulcu bir toplumun olmazsa olmazıdır. Bilgi arama ve bilgi edinme hakkını da içeren ifade özgürlüğü hakkının önemli bir parçasıdır. Basın özgür olursa insanlar, farklı görüşleri dinleyebilir, farklı kaynaklardan ve bakış açılarından bilgi edinerek dünya görüşünü oluşturabilir. Basın ancak özgür olursa her alanda gücü elinde bulunduranlar sorgulanabilir ve hesap vermeleri sağlanabilir.

AKP iktidarının basın özgürlüğüne yönelik uyguladığı üst düzey baskılarla ülkemiz tüm dünyada kötü şöhretini korumayı sürdürüyor. Gazetecileri Koruma Komitesi verilerine göre Türkiye, dünya genelinde en çok gazetecinin tutuklu olduğu ülkeler arasında 1. sıradadır. Tüm dünyada mesleklerini yaptıkları için tutuklu bulunan gazeteciler, basın çalışanları ve yöneticilerinin üçte biri ülkemizdeki cezaevlerinde bulunuyor. Tutuklu gazetecilerin büyük çoğunluğu aylardır tutuklu bulundukları cezaevlerinde yargılanmalarının başlamasını bekliyor.

Tablo bu derece içler acısı haldeyken; Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Odatv Sorumlu Haber Müdürü Barış Terkoğlu, muhabir Hülya Kılınç, Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel, Yeni Yaşam Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser ve Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik’in gazetecilik yaptıkları için tutuklanmaları AKP iktidarının özgürlükler ve bilgi edinme hakkına vurduğu bir başka darbe olarak kayıtlara geçmiştir.

Sadece gazetecilik yapan, halkın haber alma hakkına dönük çalışmalarını mesleki ahlak ve etik değerler doğrultusunda yerine getiren gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki; ADALET önce devletten gelir, çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir. Devletin toplumsal düzenine kişisel çıkarlar doğrultusunda şekil vermek bu ülkeye karşı geliştirilmiş büyük bir kötülük olacaktır.