Ana sayfa Bursa GAFFAR AKER YAZDI: KURULTAY VE GELECEK SÜREÇ !!!

GAFFAR AKER YAZDI: KURULTAY VE GELECEK SÜREÇ !!!

KURULTAY VE GELECEK SÜREÇ !!!

Kuşkusuz ülkenin bunca ekonomik ve sosyal sorunlarının yanında CHP kurultay sonrası süreçte açığa çıkacak siyasal sorunlar, çok daha uzun ve derin bir biçimde tartışılacağa benziyor.

Ülkemde bir ana muhalefet partisi CHP’nin kurultayı oluyor, ilgili ve çıkarları bu siyasal dengelere endeksli “dar bir kadro” çevrenin dışında hiç bir toplumsal çevrede, ne bir heyecan ne de “iktidara yürüyüş azmi ve cesareti” açığa çıktı.

 Bu noktada sorun tamda kimin nereye talip olduğu, olacağı ya da kimin nereye seçilmesinden çok, ülkenin içinde bulunduğu sürece denk düşen bir politik strateji ve programın tespiti ve bunu hayata geçirecek( lafzı ile değil aynı zamanda pratik eylem biçimiyle) kadroların öne çıkarılması ve liyakate uygun bir kolektif çalışmanın başlatılmasıdır.

 Peki, yapılan bu mu? Hayır!

 Demokrasi ve demokratik seçim ve temayüllere bağlı olduğu söylenen CHP’ de buna engel ne?

En başta üst kadrolardan tutalım alt kademeye kadar demokrasi bilinç eksikliği, kişisel kazanç ve beklenti ve de süre giden statükocu anlayıştan kaynaklı “benmerkezci”, “ delege ağalığı sistemi”, “aile içi delege anlayışı” ve tüm bunların üstüne siyasal olarak kişisel nemalanma anlayışı ve iktidar olma bilincinden uzak “dar kültürel” muhalefetle yetinme hastalığıdır.

Bu delege sistemi ile demokratik bir doğru seçim kararının çıkması mümkün olamayacağı gibi, başarılı olmaktan uzak kadroların sırtının sıvazlanması ve yeniden görevlendirilmesi “siyasi başarı” ve “iktidar” hedefli bir çözümden uzaklaşılacağı anlamı taşımakta olduğu görülmüyorsa, bu, siyasi bir körlükten başka bir anlam taşımayacaktır.

Bu da son tahlilde AKP iktidarının değirmenine su taşımak olacaktır.

 Nereden bakarsak bakalım uzun yıllardır bir türlü iktidar olamamış bir parti, son 18 yıldır AKP iktidarı ile birlikte cumhuriyetin ve Atatürk ilke ve içi boşaltılan kurumlarının durumu günbe gün açık iken ve dahası gerici çevrelerce bütünleşen emperyalizmin konjönktürel hedefleri ve planları sıradan bir söylem olmuşken, “iktidara yürüyen” bir partide bu “sönük” ve “heyecansız” geçen bir kurultay elbette çok tartışılacaktır.

 Örgütlü her siyasal parti ve organizasyonun bir hedefi vardır!..

O da iktidardır…

CHP bu kurultayla iktidara elveda söylemini tescilledi diyebiliriz.

Heyecanı sadece teşkilatlarla sınırlı siyasal partiler büyük düşünen ve iktidarı hedefleyen anlayış ve hedefte olamazlar.

 18 yıldır devam eden AKP iktidarının alternatifi bir partinin söylemi, sol ve ilerici olmak zorundadır.

 CHP’nin merkez sağla işi olmamalı, oradan devşirme kadrolarla donatılmamalıdır.

 Gelinen nokta buna en iyi örnektir!… Sömürü ve talan üzerine kurulu Kapitalist/Emperyalist sistemin bir sonucu olarak uygulanan ekonomik yanlış kararlar ve sömürü nedeniyle giderek yoksullaşan halkın umudu, soldan bakan bir iktidar hedefli bir politik perspektiften başka bir çözümün olamayacağı görülmeli ve buna göre örgütlülükler sağlamlaştırılmalıdır.

 CHP son kurultay ile bunu başarabilecek bir parti kimliğine ve yetisine sahip olamayacağının kanıtı oldu!..

Hiç bir muhalefet partisi yok ki, başarısız olduğu ve siyasal başarı grafiği ve karnesi zayıf olduğu halde kitleler nezdinde güven vermeyen, sağ politik çözümlerden medet uman kadroları “delege” oylarıyla en tepeye taşısın ve taçlandırsın!..

Parti meclisi oylamasına bakılacak olursa; en yüksek oyu alanlar geçmişte de görev alan ve başarı hikâyeleri hemen hiç olmayan kadrolarla sınırlı olduğu görülecektir. Bu olsa olsa Türkiye’de olur, CHP’de olur.

Son CHP kurultayı tarihsel bir misyonu daha yerine getirerek, sol, sosyalist, ilerici ve demokrasi mücadelesi için bedel ödemiş ve hala ödeyen çevre ve kesimleri yok sayarak parti dışına atmış, küstürmüş ve bir kopuş noktasına sürüklemiştir diyebiliriz.

Bu durumun, ileriki günlerde kırılma ve ayrışmaların kapısını aralayacak nitelikte siyasi gelişmelere gebe olacağını söylemek kâhinlik olmayacaktır.

Siyasal eğitim düzey yeteri kadar gelişmemiş teşkilat yönetimleri, partinin program ve tüzüğü hakkında yeteri bilgiye sahip olmayan delege yapısı, sürece denk düşen yorum, taktik ve strateji geliştirme öngörüsünden yoksun idari kadroların varlığı CHP’yi bir adım daha öteye götüremeyecektir.

Dün olduğu gibi bugünde yarında fasit daire dışına taşmayan “ statükocu” ve “benim olsun küçük olsun” anlayışı devam edecektir.

 Düzenden olumsuz etkilenen sosyal katman ve kitlelerin umudu da bir başka bahara kalmaya devam edecektir.

 “ Zalimlerin çarkı, cahillerin çalışmayan kafaları ile döner” diyen Fransız düşünür Victor Hugo’nun bu sözlerinden çıkarılacak çok ders var diye düşünüyorum.

 Elveda iktidar, ver elini muhalefet iktidarı…