Ana sayfa Bursa FIRAT YILMAZ: “BURSA’NIN CİDDİ ANLAMDA BİR YÖNETİCİSİ YOK”

FIRAT YILMAZ: “BURSA’NIN CİDDİ ANLAMDA BİR YÖNETİCİSİ YOK”

CHP Nilüfer İlçe Başkanı Fırat Yılmaz’ı  ilçe merkezinde ziyaret bulundum. Ülke yaşanan derin ekonomik kriz başta olmak üzere, çarşı pazarda vatandaş ile bir araya geldiklerinde nasıl tepkilerle karşılaştıklarını, Bursa’da kent yönetimine dair sohbette ben sordum Fırat Başkan içtenlikle sorularımı cevapladı.

Kemal CANKAYA: Ülke uçurumun kenarına doğru gidiyor. Seçim sürecinden bahsediliyor ama dolar uçuyor, petrol yükseliyor. Faizlerle ilgili kararlar… Cumhurbaşkanının Merkez Bankası başkanlarını görevden alması… Uçurumun kenarına doğru sürükleniyoruz. Nilüfer’de çarşıda, pazarda vatandaşlarla nasıl bir yansıma oluyor size?

Fırat YILMAZ: Herkes isyanda. Bu işin partisi yok. Dokunduğumuz, görüştüğümüz herkes isyanda. Markete gidiyorsunuz 200-300 liradan çıkma şansınız yok. Asgari ücretli ailelerin bu çarkı nasıl çevirdiği büyük bir merak konusu. Biraz önce Cumhurbaşkanının müdahalelerden bahsettiniz.  Bizim referandumda da başka zamanlarda da anlatmaya çalıştığımız gün bugündü. Tek adam sistemiyle, cumhurbaşkanlığı yönetim sistemiyle ülkenin geldiği nokta burası. Bunun süresi uzayabilirdi. Pandemi koşullarının da eklenmesiyle bu süreç kısaldı. Bugün bakıyorsunuz motorine 3 gün arayla zam geliyor. Dolar yükseliyor. Euro aynı şekilde.  Siz uçurumun kenarı dediniz ama artık uçurumdan bir ayak aşağıya inmiş. Düştü düşecek pozisyondayız. Üretim yok. Üretim olmayınca istihdam yok. Tarımsal üretimi bitirmişsiniz. Biz örgütümüzle, belediye başkanımızla köy statüsündeki mahallelerimizde ziyaretler yapıyoruz akşamları. Köy halkıyla bir araya geliyoruz. Herkesin söylediği şey net: Bittik. Türkiye’nin, Nilüfer’in gelmiş olduğu durum bu. Bugün Nilüfer’de pazar alanına çıktığınız zaman insanların tedirginlikle alışveriş yaptığını görüyorsunuz. Fiyatlar ateş pahası. Bu işin nasıl çözüleceği merak konusu. Bizim kadrolarımız bu anlamda hazır. Parti kadrolarımız nitelikli, donanımlı. Ülkenin bir an önce seçim atmosferine girip bu işin çözüme kavuşturulması gerekiyor. Seçim olmadan bu işlerin düzelme şansı yok. Sanayi, tarım üretimi bitmiş durumda. Yaşanan birçok sıkıntılar var. Bize gelen iş başvurularının haddi hesabı yok. Öğrencilerin yaşadığı sorunları biliyorsunuz. Şiirde ‘bıçak kemikte’ der ya. Bıçak artık kemiği geçmiş. İnsanlar artık temel tüketim maddelerine ulaşmakta güçlük çekiyorlar. Biz ‘Bebek Market’ kampanyası başlattık. Bebek mamalarına kilit vurulmuştu. Bugün zeytinyağında aynı durum söz konusu. Peynire kilit vurmuşlar. Bunlar temel gıda maddeleri. Siz bunlara kilit vuruyorsunuz durup bir düşünmek lazım. Ülkenin durumu market raflarında, Pazar tezgahlarında çok net gözüküyor.

K.C: Erken seçimi Millet İttifakı kazandı diyelim. Ellerinde sihirli değnek yok. İnsanlar çaresizlikten dolayı yeni bir tercih yapmak zorunda kalacaklar. Sizce ekonominin düzelmesi için ilk yapılması gereken şey ne?

F.Y: Bu seçimi erken seçim diye tanımlamamak gerekiyor. Bu artık zorunlu bir seçimdir. Türkiye’nin düzlüğe çıkması için ilk adımın atılması gereken bir seçimdir. Anketler ortada. Her ne kadar sayın Cumhurbaşkanı bunların bir algı yönetimi olduğunu ifade etse de kendilerine de yakın anket firmalarının araştırmaları da bunu ortaya koyuyor. Aradaki makas kapanmıştır. İnsanlar durumdan rahatsızdır ve bir değişiklik talebi had safhadadır. Gelince ne olacak? Ülkenin en önemli sorunu liyakatsiz kişilerin koltukları, makamları işgal etmiş olmalarıdır. Liyakatli, alanında uzman kişiler dürüst bir şekilde Türkiye’deki bu tahribatı düzeltmek için ellerinden gelen tüm çabayı ortaya koyacaklardır. Biz bir iddiada bulunduk. 128 milyar dolar nerede? Bu çok ciddi bir para. Türkiye’nin kaynaklarının nereye gittiği belli değil. Geçmiş dönemde örtülü ödenekten bahsedilirdi. Şimdi neredeyse devletin bütün kademelerindeki finansal yapı örtülü ödenek şeklinde. Neyin nereye gittiği belli değil. 5’li çeteden söz ediliyor. Geçmediğiniz yolun, köprünün gitmediğiniz hastanenin parasını ödüyorsunuz. Vatandaşın sırtında muhteşem bir yük var. Çok somut bir örnek vereyim size. Bu kamuoyuna yüzeysel yansıdı. Otoyollardan geçerken sizden nakit gişelerinde para almıyorlar. Bozuk diyor, kapıyı açıyor.Bunu size ceza olarak gönderiyorlar. Tebligat olarak geliyor. Otoyol konularını takip eden avukatlar var şu anda. Geçtiğiniz yol 30 lira ama ödediğiniz ceza 300 lira. Geçilmeyen köprünün faturası tebligat olarak geliyor. Çok ciddi bir sistemsizlik var. Merkez Bankası’nın bağımsız olması gerekiyor ama cumhurbaşkanın müdahaleleriyle geldiği yeri görüyorsunuz. Yeni sistemde bizim aday olduğumuz, bizim yönetmeye talip olduğumuz yönetim sisteminde bu tarz konular olmayacak. İşi uzman, liyakatli insanlar yapacak. Bugün bir müdür 6-7 yerden maaş alabiliyor. Bunlar halkın vicdanını yaralayan konular. İnsanlar ekmek bulmakta güçlük çekerken 8-9 yerden maaş alan müdürlerin olması insanları rahatsız ediyor. Yeni dönemde bunlar olmayacak. Devlet kaynakları yandaşa peşkeş çekilmeyecek.

K.C: Nilüfer olarak seçime hazır mısınız?

 F.Y: Biz her dönem hazırdık. Nilüfer Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri için, genel merkez için çok önemli bir yerde. Çünkü burada yerel yönetim anlamında 20 yıllık bir iktidarı görüyoruz. Bu da örgütün güçlü yapısından kaynaklanmaktadır. Bizim sandık sayımız son seçimlerde 943’tü. Önümüzdeki Pazar seçim olsa biz seçime hazır bir şekilde ilerliyoruz. Asil ve yedek sorumlularımızı her ay düzenli olarak kontrol ediyoruz. Eğitimlerimizi de tamamlıyoruz. Sokak örgütlenmesi eğitimlerimize başladık. Nilüfer olarak bir sorunumuz yok. Diğer noktalarda daha donanımlı daha yoğun bir çalışma trafiği içinde olmamız gerekiyor. Bu anlamda İl Başkanlığımızın diğer ilçeler bazında da yürütmüş olduğu çalışmalar mevcuttur. Ben Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinin seçimde bir sorun yaşayacağını düşünmüyorum. Bu anlamda da yolumuza emin adımlarla yürüyoruz.

K.C: Bursa’da nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?

F.Y: Bursa’da çok güzel bir sonuç bekliyoruz. Genel seçimleri baz alarak konuşuyorsak Millet İttifakı’nın ezici bir güçle Bursa’da galip çıkacağı kaanatindeyim. Yerel seçimde de tablo zaten ortada. AKP’nin Bursa’yı getirmiş olduğu durum ortada. AKP’ye oy verip serzenişte olan çok fazla yurttaş var. Onlarla da görüşme halindeyiz. İnsanlar verdiklerin oyun karşılığını hizmet olarak alamadıklarını açık ve net ifade ediyorlar.

K.C: Nilüfer’de olmanıza rağmen Bursa kenti sizce nasıl yönetiliyor?

F.Y: Kent Türkiye gibi yönetiliyor. Bursa’nın geçmiş yıllara dayanan bir yapısı vardır. Bursa hep merkez iktidarla paralel bir tutumda gitmiştir. Geçmişte merkezde Anavatan olduysa Bursa belediyeleri de Anavatan’da olmuştur. DYP, DSP dönemlerinde de böyle olmuştur. Merkez iktidar neyse Bursa merkez iktidarın yansıması pozisyonundadır. O yüzden bugün Bursa’da yaşanmış olan tahribatın aynısını Bursa’da da görüyoruz. Bir başıboşluk, sahipsizlik söz konusu Bursa’da. Bursa’nın bir yöneticisi bence yok. Toparlayacak bir koordinatörü yok Bursa’nın. Bugün Çekirge Devlet Hastanesi’nden yansıyan sadece bir videodur. Bir vatandaş bana gece attı ben de paylaştım. Madde bağımlısı insanlar da var o videoda. Burada yapılması gereken o insanlara daha refah koşulları uygun alanlar sunmak gerekiyor. Madde bağımlısıyla onu alıp devletin kurumlarına yatırmak gerekiyor. Prosedürlerin çözümünü İl Sağlık Müdürü, Valilik bulacak. Yerel yönetimler bulacak. Bir liderin çıkıp masaya yumruğunu vurarak Bursa’nın yönetilmesi konusunda inisiyatif alması gerekiyor. Bursa’da bu yok. Yöneticiler korkuyor. Merkezi iktidar tarafından görevden alınma endişesi taşıyorlar. Biz Veterinerler Odası’nı ziyaret ettik. İnanılmaz bir tabloyla karşılaştık. Doğru yaptığımız şeylerin aslında ne kadar yanlış olduğunu gördük. Oradaki yetkililer bize devletin uyguladığı yanlış politikaların yerel yönetimlere yansımasını anlattılar. Bunu bir rapor halinde kamuoyuyla paylaşacağız. Neresinden tutarsınız tutun dökülen bir kent, ülke görüyoruz. Bizim hedefimiz Millet İttifakı olarak öncelikle kendi yetki alanımız Nilüfer’deki iddiamızı yükseltmek sonrasında Bursa’da, Türkiye’de daha demokrat daha adil daha çağdaş yaşam sürdürmeleri için mücadeleye devam edeceğiz.