Ana sayfa Güncel KEMAL CANKAYA YAZDI: DERİN HESAPLAŞMA!!!

KEMAL CANKAYA YAZDI: DERİN HESAPLAŞMA!!!

DERİN HESAPLAŞMA!!!

Siyaset mafya ilişkisi bu ülkede dünmüş gibi, bir şaşkınlık havası! İnsanlarımızın balık hafızasına sahip olduğunu burada da görüyoruz. Onlara da kızmamak lazım, gündem o kadar hızlı değişiyor ki!

 Sedat Peker’in açıklamaları siyasetle mafyanın girift çürümüşlüğünün aleni ifşasıdır.

Siyaset mafya arasındaki derin hesaplaşma 1990’lı yıllarda da yaşandı, fakat, devletin derinleri ahtapotun kolları gibi bürokrasinin tüm kademlerini sarmıştı.

Gayri meşru kazanç elde eden suç örgütü elebaşıları siyaset ve bürokrasi içerisinde itibarlı iş adamları muamelesi gördü.

Özellikle iktidar erkinde bulunan siyasetçilerle ilişkilerini sağlamlaştırarak bürokrasi ile de bu vasıtayla güçlendirdiler.

Özellikle emniyet ile ilgili yaşayacakları sorunların oluşmaması için, emniyet içerisindeki üst düzey bürokratlarla ilişkilerini daha da sıkıfıkı tutuyorlar.

Tabi ki, böylesi ilişkilerin de bir diyeti olmalı! Bu diyetler öylesine boyutta geliyor ki, ucu bucağı olmayan beklentilere dönüşüyor.

Zaman zaman suç örgütleri arasında büyük rekabetler yaşanıyor.

Yaşanan rekabetlerin bedelleri de ağır oluyor.

Bu süreçte mafyanın kendine özgü raconu çalışmaya başlıyor.

90’lı yılları iyi hatırlayanlarınız vardır. 93-96 yıllarında Adapazarı, İzmit, Sapanca arası “Şeytan üçgeninde” faili meçhul cinayetler işlendi.

Hala failleri bulunamadı!

Hafızalardan silinmeyen şaibeli Susurluk kazasından söz ediyorum. Burada siyaset, emniyet, suç örgütü ilişkileri ayyuka çıktı!

Toplumsal muhalefet, temiz eller operasyonu için günlerce eylemler yaptılar. Türkiye genelinde gece ışıklar söndürülüp, yakıldı.

Temiz siyaset, temiz toplum istemleri karşılık bulmadı.

Siyaset mafya ilişkisi her türlü tepkilere rağmen devam etti.

İktidar erkinde bulunanlar perde arkasında mafya ile birlikte yönetmeye devam etti, etmeye de devam ediyor.

AKP’nin yılmaz savucusu olan Sedat Peker’in mitingler yaparak, toplumsal muhalefeti aleni tehdit etmesi,  barış için imza veren akademisyenlerin kanlarında banyo yapacağı sözleri unutulmadı.

Bu sözler düşünce özgürlüğü kapsamında hiçbir işleme tabi tutulmadı.

Sedat Peker’in paylaştığı videoları dinlediğinizde, kimilerine göre saçma gelse de bence söyledikleri yabana atılacak iddialar değil.

Bu derin hesaplaşmanın arkasında yatan esas mesele şu; Alaattin Çakıcı’nın cezaevinden özel afla çıkarılması sonrasındaki süreçte yaşananların payının olduğu gerçeği.

Mehmet Ağar, Korkut  Eken, İbrahim Şahin ve Alaattin Çakıcı’nın birlikte oldukları fotoğrafın  sosyal medyada paylaşılması ile Sedat Peker’e verilen mesaj: sen oyunun dışındasın oldu.

İktidarı canhıraş savunan, Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik yapılan eleştirilere kan dökecek kadar tehditkar cevap veren Peker neden saf dışı bırakıldı?

Peker’in hedefinde Mehmet Ağar, Süleyman Soylu, Pelikan medyası dışında kimse yok.

Sedat Peker’in en ciddi iddiası Kolombiya’dan Türkiye’ye sevk edilmek üzere olan 4.900 tonluk kokain ile ilgi söyledikleri. İzmir’de bir laboratuara gönderileceğini, alıcısının belli olduğunu, neden işlem yapılmadığını soruyor.Aynı zamanda savcıları göreve davet ediyor.

Siyaset mafya arasındaki derin hesaplaşmanın sonunda ne çıkar? Koskoca bir hiç mi acaba?!

Bence bu hesaplaşma sadece Peker, Ağar, Soylu hesaplaşması değildir.

Bizim gördüklerimiz buz dağının ön yüzü. Ardında yaşananların çok farklı olduğunu göreceğiz.

Devlet içerisindeki farklı bir derin fraksiyonun operasyonu olduğu izlenimi veriyor.

Sedat Peker’in açıklamalarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sessizce izlemeye devam ediyor.

Peker’in çok ciddi iddialarına, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün harekete geçmemesi düşündürücü bir durum.

Cumhurbaşkanı istişare kurulu üyesi eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek bu iddiaların üzerine gidilmesini dile getirdi.

Amma arkası gelmedi.

Yaşananlar, kurtlar vadisi ve eşkıya dünyaya hükümdar olmaz dizilerinin senaryosuz doğaçlama gerçek boyutu.

Yaşananlara baktığımızda devlet ve siyaset mafya girdabına teslim olmuş.