Ana sayfa Bursa DEMOKRASİ ARABESK BİR ŞARKI!!!

DEMOKRASİ ARABESK BİR ŞARKI!!!

DEMOKRASİ ARABESK BİR ŞARKI!!!

Türkiye demokrasisi tam bir arabesk şarkısı gibi; ülkemizde yaşanan siyasi iklim tam anlamı ile demokrasi arabesk şarkısı.

Yaşananlar iki sevgilinin arasında yaşanan bir ayrılık gibi, ya benimsin ya da toprağınsın misali.

Türkiye 12 Eylül 1980’de yaşadığı ağır faşizm koşullarından da, daha ağır bir faşizm süreci yaşıyor.

Toplumsal muhalefet tam anlamı ile bir akıl tutulması içerisinde. Son zamanlarda HDP üzerinden estirilen düşmanlaştırmaya karşı bir sessizlik içerisinde olması, toplumsal muhalefetin esaretini gösteriyor.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Gergerlioğlu’nun bir twitter paylaşımı üzerine mahkûm edilmesinin ardından aldığı ceza sonrası milletvekilliği düşürüldü.

Öncelikle Ömer Gergerlioğlu kim?

Ömer Gergerlioğlu HDP milletvekili olması ötesinde bir insan hakları savunucusudur. İnsan hakları ihlallerine karşı kararlı mücadele veren bir aktivist.

28 Şubat sürecinde Gergerlioğlu Mazlum- Der Başkanı olarak, üniversitelere başörtüsü ile eğitim alınmayan öğrencilerin haklarını savunmuş mütedeyyin, Müslüman bir inanca sahip bir demokrattır.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi olarak, cezaevlerinde insan onurunu kırıcı işkence ve çıplak arama konusunu kamuoyu gündemine taşması AKP’lileri çileden çıkardı.

Ömer Gergerlioğlu’nin 28 Şubat postmodren darbe sürecinde verdiği mücadelede alkışlayanlar,  bir riyakarlık göstererek Gergerlioğlu’nun milletvekilliğini düşürdüler.

Cumhur ittifakının küçük görünen büyük ittifakı MHP’nin,  HDP’nin kapatılması ısrarı sonrası, Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı HDP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesine dava açtı.

Bütün amaç Millet ittifakının tarumar edilmesidir.

CHP’nin ve İYİ Partinin HDP konusunda izledikleri edilgen politika, AKP’nin ve küçük görünümlü ortağı MHP’nin daha da cüretkârca hareket etmesini kolaylaştırıyor.

Muhalefetin sürekli olarak demokrasi terennümü arabesk bir şarkı gibi…

Bugün sosyal medya üzerinde, İlyas Ateş Başsoy’un faşizmin nasıl güç sağladığına dair bir yazısını okudum.

Ülkemizde yaşanan gerçekliği çok güzel dile getirmiş.

Evet, bir yandan demokrasinin arabesk şarkısı çalınırken diğer taraftan ağır faşizm metaforunun HDP üzerinde nasıl yaşatıldığını İlyas Ateş Başsoy çok güzel tanımlamış.

Okumayanlar Başsoy’un analizini dikkatli okusunlar…

“Faşizm bir tez değil, bir anti-tez. Karşıtı olmayan bir faşist, havası olmayan bir balon gibi. Bu nedenle tüm faşistler karşıt bir güç ararlar. Bu bazen “dış güç” olur, bazen “iç düşman”… Düşmanı olmayan bir faşist yaşayamaz. Hiç düşman yoksa bir düşman yaratılır. Hiçbir faşist düşmanı tam olarak yok etmek istemez, öyle ki “düşman” yok olmak istese bile buna izin verilmez.

Bu genel bilgiler ışığında sizle büyük bir sırrı paylaşayım. Bu öyle bir sır ki, herkes biliyor ama kimse söylemiyor:

Bir kişiyi veya bir grubu yok sayarsanız, o kişi veya grubu kanun dışı olmaya zorlarsınız. Bir grubun vekilini yok ederseniz, o gruba “sen sesini duyurmak için başka bir yol bul” dersiniz.

Kürtler yüz yıldır yok sayıldığı için PKK doğdu. PKK sebep değil, sonuçtu. Etkiye tepkiydi. Bu tepki Türk burjuvazisinin işine geldi: Çünkü aynı pis fabrikada aynı zor şartlarda köle gibi çalışan işçiler patrona değil, “Sen Kürtsün”, “Sen Türksün” diyerek birbirlerine düşman oldular. Türkçülük Kürtçülüğü, Kürtçülük Türkçülüğü besledi. Bu durum birilerinin işine gelmese “koskoca” Türk devleti, “iki üç eşkiya”yı 50 yıldır nasıl yok edemez?

Genç fidanlarımız çiçek açmadan toprağa düştü. Her iki tarafta yirmi bahar görmemiş gençler birbirlerinin katili ve maktulu oldu. Nasıl olsa ölenlerin hepsi fakirdi. 50 yılda 50 bin kişi öldü, bir tek zengin ölmedi. Olan hep garibana oldu.

Derken bazı okumuş Kürtler legal siyasetin de yollarını aramaya başladı. Bir aileden bir çocuk dağa, bir çocuk üniversiteye gitti. “Kardeşi terörist” denilen Selahattin Demirtaş gibi…

Bu durum yavaş yavaş bir ayrışmaya yol açtı. Legal siyasetle hak mücadelesi yapılacağına inanan Kürtler baskılara rağmen barışın sesi olmayı tercih ettiler. “Bu iş barışla olmaz, Türkler sizi mecliste boğar” diyenler ise dağda kaldılar.

Aslında herkesin bildiği sır işte burada ortaya çıktı: Kürtler hak mücadelesini mecliste verebilirlerse HDP kazanacak, PKK kaybedecekti; yok HDP bastırılırsa, (vekilleri hapse atılırsa, liderleri yok sayılırsa, belediye başkanları görevden alınırsa) o zaman PKK gülecek ve “Biz size demiştik. Tek çözüm silahta” diyecekti.

Bu nedenle biri gelip “PKK ve HDP aynı şeydir” derse, bilin ki o kişi bu sırrı bilip de söylemeyen kişidir. Sanılanın ve öğretilenin aksine HDP zayıfladıkça PKK güçleniyor, HDP güçlenirse PKK zayıflıyor.

Meclis her şey konuşulsun diye var. Tweet attı diye vekillik düşürülürse kim konuşacak?

Sevgi, anlayış, beraber yaşama kimin işine gelmez? Herkes barış içinde beraber yaşarsa kinden nefretten silahtan güç alanlara, maaş alanlara, rütbe yapanlara kim bakar? Hepsi ıskartaya çıkmaz mı?

Fabrikaların birbirine düşman işçilere, silah tüccarlarının bitmeyen kinlere, faşistlerin yok olmayan düşmanlara ihtiyacı var.

Ama bizim, hepimizin, bu coğrafyadaki tüm halkların barışa, kardeşliğe ve uyuma ihtiyacı var.

Konuşmanın yolunu tıkamak “konuşmak işe yaramaz” diyenleri haklı çıkarmak demek değil mi? HDP’yi yok etmek milyonlarca Kürt’ü ateşe itmek değil mi? Ya konuşanlar haklı çıkacak, ya savaşanlar… Siz hangi taraftasınız?

Hangi partiye oy veriyorsun bilmiyorum. İstersen en milliyetçi partiye, istersen en dinci partiye oy ver, hiç farketmez: Bu ülkeyi seviyorsan, Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin gaspı senin de sorunun.

HDP gökten zembille inmedi, çocuklarıyla beraber 10 milyon kişinin oylarıyla geldi. HDP’yi dinlemek ve ona kulak vermek bu ülkeyi sevmenin ve 10 milyon kardeşimizle beraberce onurla yaşamanın şartı.

“Bu iş silahla, kanla değil, konuşa konuşa çözülmeli” diyorsak, konuşanı susturamayız. İşimize gelmeyen herkese terörist diyerek terörü bitiremeyiz, aksine yaygınlaştırırız.

Demirtaş bir an önce serbest kalmalı, HDP üzerindeki baskılar kalkmalı ve hani şu meşhur “akil insanlar” ama bu kez “sahiden akil insanlar” devreye girmeli.

Çünkü HDP susarsa, başkaları konuşacak.

Yoksa istenen bu mu?”