Ana sayfa Bursa BURSALILAR BURSA’YI SEVMİYOR!!!

BURSALILAR BURSA’YI SEVMİYOR!!!

BURSALILAR BURSA’YI SEVMİYOR!!!

Bursa talan edildikçe Bursalılar seyretti ve hep sustular…

Sosyal medya üzerinde bazı kişilerin eski Bursa’ya dair nostaljik fotoğraflar paylaştığını görüyorum.

Yeşilini, tarihini yitirmiş bir şehir olan Bursa’nın, hala  “Yeşil Bursa” olarak anılması bu kentte yaşayan insanların bir avuntusundan öteye gitmiyor.

Ben Bursa ile 1995 yılında tanıştım, şu an kent meydanı olarak anılan yerde santral garajı vardı.

Kentin kalbi orada atıyordu.

Zaman içerisinde Heykel’e çıkmak gibi bir söylem vardı. Ne zaman biri Heykel’e çıkıyorum dese,  artık Bursalı olduğu tescillenirdi.

Dünyaca ünlü gezgin Evliya Çelebi’nin ‘Velhasıl Bursa sudan ibarettir‘ dediği şehirde, ilk buz gibi suyu Şehreküstü’nü Cumhuriyet caddesine bağlayan köşede asırlık çınarın altındaki çeşmeden içtim.

Amma velhasıl, öyle bir zamana geldik ki, suyumuza haremiler çöktü, çeşmeden suyumuzu kesip, şişelere doldurup parayla satıyorlar.

 Bursa’nın sudan ibaret olduğu yıllarından, su kaynaklarının yok edildiği Bursa’ya geldik.

Sudan ibaret  olan şehirde en pahalı suyu kullanıyor insanlar!!!

Bu tarih kokan şehirde önce hamamlar ardından çeşmeler teker teker yok olmaya başladı.

Bir şehrin dokusunu bozan vakaların başında, kontrolsüz göçün geldiğinin altını çizmemiz gerekiyor.

Diğer faktörler ardı ardına geliyor.

Kontrolsüz göçün ortaya koyduğu çarpık yapımlaşmaya, oy rantı için göz yuman kent yönetenlerinin ihaneti hala devam ediyor.

2002 yılında AKP iktidarı ile birlikte başta Bursa olmak üzere kentlerin tarihi, doğası, su kaynakları aleni bir şekilde talan edildi.

 Geçtiğimiz günlerde Bursa’da yaşanan sel felaketi sonucu, beş insanımızı kaybettik.

Yetkililerin, sorumlusu oldukları çarpık yapılaşmalara göz yumuşlarını üzerlerinden atmak için, yaşanan sel felaketini taktiri ilahi diyerek, işi kaderciliğe bağlamaları acınası bir durum!!!

Rahmetli Hikmet Şahin dönemi sonrasında, Recep Altepe ile başlayan kente kötülük, ihanet süreci Alinur Aktaş ile devam ediyor.

Altepe’nin başta çocukluk hayalleri olmak üzere kente hiçbir artı değer katmayan israflarla dolu yatırımları belediyeyi borç batağı içerisine soktu.

Görevden alınıp yerine atanan Alinur Aktaş, enkaz devir aldığını söyleyerek, popülist davranışlarla sözde tasarruf yapıyorum adı altında algı oluşturdu.

İnegöl belediye başkanlığı döneminde naif kişiliği ile tanıdığım Alinur Aktaş,  Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine başladıktan kısa bir süre sonra farklı bir kişiliğe büründü.

Kısa zamanda makam gücü zehirlenmesi içerisine girerek, kibir, hırs, ego şişkinliğinin tüm ruhunu sardığını gördük.

Böylesi bir ruh halinde olan bir kent yöneticisinin sağlıklı bir kent yönetmesini beklemek safdillik olur.

Yani Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Aktaş’a XXL geldi.

 Alinur Aktaş, Recep Altepe’nin görevden alındığı 2 Kasım 2017 yılından bu yana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini sürdürüyor.

Aktaş neredeyse 3 yılını dolduracak. Merak ediyorum; işte Bursa’ya bu harika eseri kazandırdı diye bileceğimiz bir yapıt kazandırdı mı?

Zorunlu olarak yapması gerektiği hizmetleri bir lütufmuş gibi, bol reklamasyonlu tanıtımlarla yandaş medyaya hatırı sayılır meblağlarla algı yönetmekten öteye geçemiyor.

31 Mart yerel seçimleri süreci içerisinde boyundan büyük sözler ederek, bu ülkenin değerlerine hain demek gibi bir gaflette bulundu.

Seçildikten sonra,  30 Ağustos Zafer Bayramı ile Ormancılık gününü bir tutan alaycı yaklaşımı, Büyükşehir meclisinde muhalefet belediye başkanları ve meclis üyelerine karşı agresif, alaycı yaklaşımları makamın gücünden ne kadar zehirlendiğini ayan beyan ortaya koyuyor.

Bazı yandaş medyacıklar pandemi sürecini iyi yönettiği gibi güzellemeler yapsa da,  vatandaşın gerçeğinde hiç de öyle değil.

Bursa halkına pandemi sürecinde en büyük kazık BUSKİ’nin abartılı su faturaları ile atıldı.

CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca yaptığı basın açıklaması ile BUDO Deniz Otobüslerinin satışını gündeme taşıdı.

BUDO’nun zarar ediyor gerekçesi ile satışı için bahaneler üretiliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Eminönü iskelesi fahiş kira bedelini bahane ederek, CHP’li belediye bize İstanbul’da iskele kullanımına izin vermedi diyerek, becerisizliklerini CHP’ye fatura etmek gibi arayış içerisindeler.

Bir yerel gazetede AKP Bursa Milletvekili Refik Özen’in bir açıklaması dikkatimi çekti.

Neymiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eminönü iskelesi kirasına yüzde 300 zam yaparak BUDO’nun seferlerini engellediği imasında bulunmuş.

Bir halk deyimi var, “ Minareyi çalan kılıfını hazırlarmış”  Özen’in açıklaması da bu tarzda.

CHP İl Başkanı İsmet Karaca, Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, CHP Büyükşehir grup sözcüsü Osman Ayradilli, Büyükşehir Ulaşım Komisyonu üyesi Remiz Çınar’ın bulunduğu bir heyet İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret ederek, BUDO’nun iskele kirası konusunda kolaylık sağlanması için görüşmelerde bulundular.

Bu görüşmeye BURULAŞ Genel Müdürü Kürşat Çapar davet edilmiş, önce görüşmeye katılacağını belirtiyor, ardından vazgeçiyor.

Doğruysa gerekçe çok komik, CHP İl Başkanın piar’ına katkıda bulunmamakmış!!!

Öncelik Bursalıların rahat ulaşımı, seyahat etmeleri olmalıdır.

 Küçük siyasi basit hesaplar yapılmamalıdır.

Başkan Ekrem İmamoğlu, kamusal hizmet olması nedeni ile gerekli kolaylığa, anlaşmaya hazır olduğunu ifade etmiş.

Bir kez fıtratlarında bu ülkenin kazanımlarını  satmak gibi bir niyet varken, kolaylık sağlansa da bahanelerin ardı arkası bitmez!!!

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde değişim için Bursalıların önüne çok büyük bir fırsat geldi.

Bursalılar bu fırsatı değerlendiremedi.

Tercihleri ile bir kez daha görüldü ki, Bursalılar Bursa’yı ne kadar seviyor!…