Ana sayfa Bursa BURSA İYİ PARTİ’DEN MUTFAK YANIYOR EYLEMİ

BURSA İYİ PARTİ’DEN MUTFAK YANIYOR EYLEMİ


Bu ülkenin muktedirleri, her gün masal anlatadursunlar, bizler vatandaşın gerçek gündeminin ‘mutfak yangını’ olduğunu biliyoruz.
Para pul derdi olmayan, zenginlik içinde yüzen gösteriş meraklılarının, saraylardaki debdebeli hayatları kazasız belasız devam etsin diye, adeta akla karayı seçip kırk takla attıklarını da biliyoruz.

Vatandaş elektrik, su, doğalgaz faturasını nasıl ödeyeceğini kara kara düşünürken;
Pek çoğu kısa çalışma ödeneğine mahkum edildiği için asgari ücret dahi alamayan işçi, memur, dar gelirli insanımız evine ekmek götürebilme derdine düşmüşken;
Maaşları asgari ücretin dahi altına düşerek adeta kuşa dönen emekli vatandaşımız, ay sonunu bırakın ayın daha ortasında çaresiz kalırken;
Bu memleketin başına ‘bir yüzükle’ gelenlerin, yedi uçakla Kıbrıs’a gittiklerini, her biri lüks segmentte yüzlerce araç konvoyuyla seyahat ettiklerini;
Saraylarda kurulan mükellef sofralarda, sazlı sözlü ziyafetler çektiklerini;
Yoksulluk edebiyatıyla gelip, yolsuzluklarla, yasaklarla anıldıklarını;
Ve gözlerinin içine baka baka aldatıp kandırdıkları vatandaşa, artık kibirle tepeden baktıklarını da biliyoruz.

UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ…
Milletimizin derdiyle dertlenmeyi dert edinenler olarak, bizler bütün bunların farkındayız ve asla da unutmayacağız.
Onlar bir elleri yağda, bir elleri balda hayatlarının devam etmesi için çırpınadursunlar…
Onlar içi boş tartışmalarla, yarattıkları suni gündemle, suya tirit tv programları ve hayali senaryolara dayalı, duygu sömürüsünden ibaret salya/sümük dizilerle milletin aklıyla alay etmeye devam ededursunlar…
Bizler vatandaşımızı isyan noktasına getiren ekonomik sıkıntıları haykırmaya, acımasız zamlarla patlayan ‘mutfaktaki büyük yangını’ yüksek sesle dile getirmeye bıkmadan usanmadan sürdüreceğiz.

TEMEL GIDA EL YAKIYOR!
Değerli Bursalılar;
İşte alev alev yanan mutfağın hali burada.
Tencelerde artık yemek yerine dert kaynıyor!
İçi boş tavalarda artık çile kızartılıyor!
İktidar ve şürekası ne yapıyor?
Tabi ki gündem saptırıyor.
Sofraların tadı tuzu kalmadı; cep delik cepken delik vatandaş artık yokluğa soğan doğruyormuş…
Koltuk derdine düşmüş muktedirin umurunda mı?
Her gün, ‘Mutfakta yangın var yangın!’ diye bağıran milletin feryadı, sırça köşklerin, sarayların duvarlarından yankılanıp vatandaşa geri dönüyor.
Bakın…
Geçen yıl bir önceki yıla göre tam 120 temel gıda ürününün fiyatı adeta uçarak zirve yaptı.
Bunların içinde ise maalesef en temel gıda ürünleri başı çekiyor.

AYÇİÇEK YAĞI ‘ALTIN’ DEĞERİNDE OLDU…
İşte mutfaklarımızın olmazsa olmazı ve güya en hesaplısı olan ayçiçek yağına artık neredeyse dokunamaz olduk.
Adeta altın fiyatlarıyla yarışan ayçiçek yağında artış oranı rekor üstüne rekor kırıyor.
Geçen yıl(2019 Aralık ayında) 5 litrelik ayçiçeği yağı 27-30 TL arasında raflarda yer bulurken, bu yıl aynı ayçiçek yağı markasına göre 57-69 TL arasında fiyatlara satılıyor. Yüzde yüzün üzerinde bir zam oranıyla rekor kıran ayçiçek yağını, ev kadınlarımız artık tabiri caizse dirhem dirhem kullanıyor.
En ekonomik yağ olarak bilinen ayçiçek yağının hali böyleyse; mısırözü, soya, zeytinyağı ve türevlerinin fiyatlarını varın siz düşünün artık.
Peki, bir diğer temel gıda ürünü olan yumurtanın geldiği noktaya bakar mısınız?
Yine geçen yıl( Aralık 2019’da) 12-14 TL’ye alınan 30’luk folyo yumurtanın etiket fiyatı, bu yıl tam 27-32 TL arasındaki fiyatlara yükseldi.
Ev kadınlarımız, halkın en pratik yemeği olan sahanda yumurtayı pişirirken bile artık tane hesabı yapıp, haklı olarak kara kara düşünmeye başladılar. Tavalara artık dört yerine iki yumurta zor kırılıyor.
Geçen yıl 1 litre süt 3.95 TL’ydi, bu yıl 6.75-7.50 TL arasında değişiyor. Üreticiden alış fiyatı 2.80 TL.
En ucuz ekmek 1.25’ti, 1.75 oldu.
Bir kg un 3 TL’ydi, yüzde yüz artarak tam 6 TL’ye çıktı.
Filiz makarna 2 TL’den 3.25’e tırmandı.
25-30 TL arasında olan ezine peyniri 44-45 TL ile el yakıyor.
Hangi birini yazalım.
Temel gıdalarda durum böyle de sebze meyvedeki vaziyet farklı mı sanki?

ZAM ÜSTÜNE ZAM GELİYOR
Geçen yıla göre yüzde 100.9’luk zam oranı ile karnabahar yeni bir rekora imza atarken, karnabaharı yüzde 83.9 ile ıspanak, yüzde 70.8 ile portakal, yüzde 63.5 ile pırasa ve yüzde 60.4 ile mercimek izledi.
Devam edelim:
Kıvırcık marul yüzde 59.9 zamlanırken, kırmızı lahana yüzde 57.6 arttı, patlıcan yüzde 52.07 oranında yükseldi.
Aynı şekilde kabak yüzde 49.3 zamlandı, çarliston biberde de yüzde 49.1 oranında fiyat artışı oldu, sofraların vazgeçilmezi domates fiyatları da yüzde 42.2 ile zirveyi zorladı.
Hepsinden kötüsü;
Fiyatlar üç gün bile sabit kalmadan değişiyor.
Vatandaş marketlerdeki, pazarlardaki etiket fiyatlarının nerdeyse her gün değiştiğini gözleriyle görmeye başladı.

ÜLKEYİ TARIMDA BİLE İTHAL ÜRÜNLERE MAHKUM ETTİNİZ!
Nasıl görmesin ki?
Türk tarımını yok ederek;
Nohutu Meksika, Arjantin, ABD’den alırsan…
Soğan Hollanda, İran ve Rusya’dan gelirse…
Ayçiçeği için Bulgaristan, Romanya, Moldova’ya muhtaç olursan…
Kuru fasulyeyi Kırgızistan, ABD, Kanada, Peru’dan…
Buğdayı Kırgızistan, Meksika’dan…
Bezelyeyi Rusya, Kanada, ABD’den…
Elmayı Şili’den, İtalya ve Fransa’dan…
Patatesi bile Hollanda, Almanya, Fransa’dan ithal esersen…
Zam bombardımanına işte böyle seyirci kalır, mutfaktaki yangını da ancak işte böyle çaresiz biçimde izlersin.

BU MUDUR REKABETÇİ DÜZEN
Şimdi biz de soruyoruz;
Bu mudur serbest piyasa ekonomisi?
Milletin, ithal ürünlere muhtaç edilip serbestçe soyulması, pervasızca kazıklanması mıdır?
Yoksa siz tarımın kökünü bilinçli olarak kurutup, yandaş aracı şirketlerin vurgun yapması için piyasalarda denetimsiz serbestlik mi ilan ettiniz?
Piyasanın adı serbest olsa da, tarımı teşvik edip, fiyatlarda fahiş sayılabilecek üst limitlere müdahale ederek, tüketicinin korunması gibi bir görevinizin olduğundan da mı habersizsiniz?
Hadi diyelim ki; bütün bunlardan gerçekten bihabersiniz.
Peki…
Mutfakta her geçen gün artan yangındaki büyüyen alevlerin, sizi de çok yakında yakıp kavuracağını görmüyor musunuz?
Ee o zaman, görünen gerçeği bir kez daha yüzünüze tane tane, hece hece haykıralım:
Yö-ne-te-mi-yor-su-nuz!…