Ana sayfa Güncel BU NEYİN DÜŞMANLIĞI YAZIKLAR OLSUN!!!

BU NEYİN DÜŞMANLIĞI YAZIKLAR OLSUN!!!

BU NEYİN DÜŞMANLIĞI YAZIKLAR OLSUN!!!

Çin’den başlayıp kısa sürede tüm dünyaya yayılan Korona virüsü ( KOVİD19) salgını karşısında dünya büyük bir çaresizlik içerisinde. Salgına karşı çareler arayışındayken,  bizde ise çok ilginç gelişmeler yaşanıyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “ Sorun Küresel, Mücadele Ulusal” vurgusu yaparken,  AKP  Genel Başkanı  Recep Tayyip Erdoğan’ın uygulamaları, söylemleri sürece ilişkin davranışları  bunun tam aksi yönünde!!!

Bizde Korona virüsü salgınının başladığı 11 Mart’ın ertesi günü, alınması gereken bazı önlemler konusunda Sağlık Bakanı açıklamalarda bulundu.

İlk olarak insanlardan, mümkün derece evlerinde kalarak izole olmaları istendi.

Birkaç gün sonrasında salgının Amerika’da, İtalya’da, İspanya’da olduğu gibi hızlı bir şekilde yayılması üzerine, Korona virüsü önlemleri daha da genişletildi.

Olağanüstü süreçte, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Millet İttifakı belediye başkanlarına, hiçbir şekilde siyasi bir çağrışım içerisinde olmadan sosyal belediyeciliğin gereği olarak, ihtiyaç sahibi olan tüm insanlara yardımların ivedilikle yapılması çağrısında bulundu.

Korona virüsünün yayılmasının 5’inci gününde AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, sermaye dışında hiçbir toplumsal katmanı memnun etmeyen önlem paketi açıkladı.

Önlem paketi ile ilgili, başta Türk Tabipler Birliği olmak üzere, Ziraat Odası,  işçi sendikaları temsilcilerinin görüşleri alınmadı.

Böylesi kâbus dolu vahim süreç yaşadığımız bir dönemde, toplumsal dayanışma içerisinde olunması gerekirken,  iktidar siyasi küçük hesapların peşine düştü.

Ankara, İstanbul belediyeleri başta olmak üzere ‘Millet İttifakı’ belediyeleri, daha çok ihtiyaç sahibi insana yardım etmek için bağış ve yardım kampanyaları açtılar.

Kampanyanın daha ikinci günü, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun genelgesi ile bağış kampanyasının yapıldığı banka hesaplarına bloke konuldu.

Neymiş efendim,  yapılan bağış kampanyaları valilik iznine bağlıymış gibi gerekçe öne sürüldü.

Diğer tarafta Gaziantep, Konya belediyelerinin bağış ve yardımı kampanyası hesaplarına yasak ve bloke yok!!!

Daha ilginci İsmail ağa Cemaati bağış ve yardım topluyor.

Bu cemaatin kurumsal bir kimliği mi var? Belediyelere verilmeyen bağış yardım toplama izini bir cemaate veriliyor.

Bir cemaatin yarattığı felaketten hala ders almadıkları gayet açık! Hala, devleti cemaatlerin telkinleri, diyanetin fetvaları ile yönetiyorlar.

Bu ülkede insanların Koronadan değil, bilime düşmanlık yapan cahiller yüzünden öleceği gayet aşikâr!

Millet can derdinde, iktidar siyasi rant derdinde! Vaaay ülkem vaaay kimlere, ne günlere kaldık.

Belediyelerin bağış ve yardım toplaması, belediyeler kanunu 38. Maddesine göre yapılıyor. Bu madde şöyle: ‘Belediye başkanının yetki ve görevlerinden biri de şartsız bağış kabul etmektir.’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “ Biz Bize Yeteriz Türkiye” bağış kampanyası başlatmasının ardından,  Millet İttifakı belediye başkanlarının bağış kampanyalarına ilişkin trajikomik bir açıklamada bulundu.

Neymiş, devlet içinde devlet olmazmış!

Öyle bir anlayış olmadığını gayet iyi biliyoruz. Millet İttifakı belediyelerinin hizmetlerini engellemek için her türlü yola ve argümana başvuruluyor.

Devleti yönetenlerin yapması gerek tek doğru var; 81 ilin belediye başkanları ile koordineli olarak hareket ederek, bu zorlu süreci aşmak için ulusça mücadele etmesidir.

Türkiye Cumhuriyetinin Cumhuru, geçtiğimiz gün AKP’li belediye başkanları ile telekonferans yolu bir toplantı yaparak yine ayrımcı bir yol izlemiştir.

Millet İttifakı belediye başkanlarına toplantı daveti yapılmamış.

Bu neyin düşmanlığı, nasıl  bir anlayış, yazıklar olsun!!!

Vallahi güler misiniz ağlar mısınız bilemem, ama ayan beyan herkesin bildiği bir gerçek var. 

Uzun yıllar FETÖ’cülerle kol kola bir paralel devlet yönetme anlayışı olduğunu hatırlatalım!!!

Önce sorgulanması gereken durum; sosyal devletin yaşanan zor şartlarda vatandaştan bağış talep etmesidir.

Bu ülkede en katmerli vergiyi vatandaş veriyor, zor zar geçiniyor, devletten yardım beklerken, devlet yardım istiyor!

Bu durumun meali şudur;  Allah yardımcınız olsun, deniz kurudu gemi karaya vurdu!

Tabi bu arada yandaş medya başta olmak üzere trollerde boş durmuyor.

İnsanların ulusça dayanışma içerisinde olması gerektiği bu günlerde, onlar, sosyal medya başta olmak üzere her türlü kötülük için hazırlar.  İstanbul Belediye Başkanı  Ekrem İmamoğlu’nu karalamak için, toplu halde  tatil günü olan Pazar günü,  bir duraktan belediye otobüsüne  binme eylemi yapıyorlar!!!

Yaptıkları paylaşımlara baktığımda, acı acı gülümsedim, içimden cevap vermek gelmedi.

Ne diyeyim Allah akıl fikir versin!!!

Yahu kardeşim kendinizi düşünmüyorsunuz anladık,  çocuklarınızı da mı düşünmediniz?

İç içe kıç kıça o otobüse binip insanları riske sokuyorsunuz.

Yazıklar olsun, yazıklar olsun! Bu nasıl bir vicdan, bu nasıl bir insanlık!!