Ana sayfa Bursa BİR KUŞAK KAYBOLUYOR!

BİR KUŞAK KAYBOLUYOR!

Bursa Laik Kamusal Eğitim Platformu, pandemi döneminde eğitim alanında yaşanan yıkım ve tahribatın; öğretmenler, öğrenciler ve veliler açısından ortaya çıkardığı tüm eğitsel sorunları ve bu sorunlara dair çözüm önerilerini yaptığı basın açıklamasıyla duyurdu.

Kent Meydanı’nda yapılan açıklamada, “Ülke genelinde eğitim imkânlarına erişim hususunda yaşanan sorun, pandemi sonrası daha da büyümüştür. Öğrencilerimiz arasındaki makas, ekonomik geliri yüksek düzeyde olan ailelerin çocukları lehine gün geçtikçe açılmıştır. Eğitimin finansmanı konusunda kamusal harcamalar azalırken ailelerin yaptığı harcamalar artmıştır. Zengin ile yoksul arasında 32 katlık bir fark oluşmuştur. Uzaktan öğretim sürecinde eğitim imkânlarına hiç ulaşamayan, kısmen ulaşabilen ve tam ulaşabilen şeklinde öğrenci grupları ortaya çıkmıştır. Devletin resmi okullarında örgün eğitim kapsamında yaklaşık 15 milyon öğrenci bulunmaktadır. Bu öğrencilerden 3 milyon 17 bini internetten yoksundur. 754 bininin televizyon ihtiyacı hala karşılanamamıştır. Bunun yanı sıra 4 milyondan fazla öğrenci EBA’dan faydalanamamaktadır.” denildi.

Yatırım bütçesi yüzde 50 azaldı…

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay % 17,18 iken, 2020 yılı itibariyle bu oran % 4,65’e gerilemiştir denilen açıklamada, “İkili eğitimin sonlandırılması, okullaşma oranlarının artırılması ve eğitimin niteliğinin geliştirilmesi gibi söyledikleri politika ve hedeflerin gerçekleştirilmesi için daha fazla kaynak ayrılması, en azından orta vadede yatırım maliyetlerinin karşılanması açısından bir zorunluluk olarak görülmektedir.

Cumhurbaşkanlığı Mal ve Hizmet Alım Bütçesi 10 bin 828 okula bedel…

Zorunlu örgün eğitim kapsamında 54 bin 715 okul, 15 milyon 189 bin öğrenci, 942 bin 687 öğretmen bulunmaktadır. Cumhurbaşkanlığına ayrılan mal ve hizmet alım bütçesi MEB bütçesinden ayrılan kaynağın beşte birini yani, % 19,79’ u kadarı olması düşündürücüdür.”

Yaklaşık 2 Milyon Öğrenci Tarikat ve Cemaatlerin Elinde

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2020 Yılı Bütçesi, 2019’a göre 1,1 milyar TL artarak bütçe büyüklüğüne göre yapılan sıralamada, 16 bakanlıktan sekizinin bütçesini geride bırakmasına rağmen ek bütçe artışı talebinde bulunduğu ifade edilen açıklamada, “Tekke ve Zaviyeler kapatılmalarının ardından 1980 sonrasında ister devlet eliyle ister sivil yollarla çeşitli dernek, vakıf gibi legal kuruluşlar şeklinde ‘cemaat’ adını verdikleri örgütlenme biçimleriyle dünya ve ülkemiz genelinde okul, yurt, kurs vb. merkezler kurarak, denetimsiz olarak büyümüş ve gelişmişlerdir. Ayrıca 2012 yılında MEB’in Kuran kurslarını denetim görevine son verilmesi ve kurslardaki yaş sınırının kaldırılmasıyla bu yapıların açtıkları yasal-yasa dışı kurum sayıları hızla artmış, 4+4+4 sistem ile tamamıyla yasa dışı dini oluşumların lehine evirilmiştir. Bu yapılara ait sıbyan mektepleri, medreseler, yurt ve evlerle ilintili çocuk sayısının 2 milyona yaklaştığı tahmin edilmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2018 yılında açılan yaz Kuran kurslarına 15.457 merkezde 2,6 milyon öğrenci katılım sağlamıştır.” denildi.

Ortaokul ve Lise Düzeyinde Özel Yurt Açılması Yasaklanmalıdır…

Ülke genelinde ortaokul düzeyinde 1.132, lise düzeyinde 1.242, yükseköğretim düzeyinde 2.240 olmak üzere toplamda 4.614 öğrenci yurdu bulunmaktadır diyerek devam eden açıklamada, “Bu yurtların 2.701’i derneklere, 454’ü vakıflara, 531’i şahıslara, 37’si kamu tüzel kişiliklerine, 890’ı şirketlere, 1’i ise kooperatiflere aittir. Bu yurtların çoğunda, tarikat-cemaatlerin uzantısı vakıf ve derneklerin merdiven altı sözde eğitim kurumlarında dini eğitim verilmeye devam edilmektedir. Çocuğunun temel ihtiyaçlarını karşılayamayan, tablet, bilgisayar, internet olanağını sağlayamayan ailelerin çocukları tarikat ve cemaatlerin himayesine girmeye devam etmektedir.”

Pandemi Şartlarında Ülkemizde Eğitimin Durumu İçler Acısıdır…

“UNESCO’nun yaptığı 16 Kasım 2020 araştırma verilerine göre 210 ülkeden 127’sinde okullar tamamen açık, 59’unda kısmen kapalı, 3 ülke ara tatildedir. Ülkemiz ise okullarını kapatan 23 ülkeden biridir. Almanya, Danimarka, Fransa ve İngiltere’nin aralarında bulunduğu pek çok Avrupa ülkesi; spor salonları, restoranlar, sanat galerileri ve seyahat kısıtlaması gibi alanlarda kısıtlamaya gitmelerine rağmen okulları kapatmayıp seyrekleştirilmiş eğitim uygulamasına geçmiştir. Sadece Avusturya, Yunanistan ve ABD gibi ülkeler kısmen kapatmıştır. Ayrıca UNICEF, UNESCO ve Dünya Bankası’nın yayımladığı ortak raporda özellikle yoksul ülkelerde çocukların eğitimden uzak kalmalarının yarattığı zarar Covid-19 hastalığından daha büyük olduğunu ortaya çıkarmıştır.” denildi.

Tüm Öğrencilerin Eşit Eğitim İmkânına Erişimi Sağlanmalıdır

Ülkemizde  eğitim öğretimde tam bir kargaşa yaşandığı ifade edilen açıklamada, “Yaklaşık 15 milyon kadar öğrencinin 3 milyon 17 bininin interneti, 754 bininin televizyonu yok. Yani en az 4 milyondan fazla öğrenci EBA’ dan faydalanamamaktadır. Son gelen kısıtlamalar nedeniyle 13.00-16.00 arasında sokağa çıkabilen 20 yaş altı çocuklar MEB’in oluşturduğu EBA noktalarından da faydalanamamaktadır. Öğrenciler uzaktan eğitim ile tam öğrenmeyi de sağlayamazken 8. sınıf LGS ve 12. sınıf YKS sınavlarını kapsayacak müfredat konularının pandemi gerçekliğini gözetmeden olduğu gibi yer alacağını açıklaması, alınan kararların ne kadar plansız yapıldığını ispatlar niteliktedir. Türkiye’nin internet alt yapısı yeterli olmadığı için internet erişiminde güçlükler yaşanmakta, aynı evde en az 3 kişi online derse bağlanamamaktadır. Metropol diye adlandırılan Bursa merkezde bile pek çok okullarda ve bölgelerde internet bağlantı sorunlarının yaşanmasının yanı sıra elektrik faturasını ödeyemeyen 25.000, doğalgazı kesik 35.000 abone olduğu gerçeğini de bilmekteyiz. Günde 6-8 saat EBA üzerinden ders yapılması öğrencilerin fiziksel ve pedogojik gelişimleri açısından da uygun değildir. Öğrencilerin birçoğu bilgisayar ve tablet bağımlısı olmuş, her geçen gün psikolojik sorunları artmaya başlamıştır. Ayrıca, Bursa da depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle 40 okul yıkılmıştır. Bu güne kadar sadece ikisi tamamlanmış, üçünün inşası devam etmektedir. 35 okul hala yeniden yapılmayı beklemektedir. Öğrenciler çevredeki okullara yönlendirilmesine rağmen okul türleri dikkate alınmamıştır. İlkokul öğrencilerinin lise düzeyindeki okullara yönlendirildiğini görmekteyiz. Fiziki koşulların uygun olmaması çeşitli sıkıntılara yol açmıştır. Okulların yıkılmasının yarattığı diğer problemlerden biri de tekli eğitimden ikili eğitime geçilmesine sebep olmuştur. Bu şartlarda pandemi ya da normal şartlarda yüz yüze eğitime geçilmesi durumunda Bursa’nın eğitim öğretime hazır olmadığı aşikardır” denildi.

Bursa Laik, Kamusal Eğitim Platformu ( BULKEP) bileşenleri önerilerini şöyle sıraladı;

✓ Okullar açılamayacak düzeyde salgın kontrol edilemiyorsa ihtiyaç sahibi tüm öğretmen ve öğrencilerin internet, tablet, bilgisayar gibi eksikleri ücretsiz olarak ivedilikle karşılanmalıdır.

✓ Ülkemizin internet alt yapısı yeteri düzeyde güçlendirilmelidir.

✓ Devlet kurumları dışında kalan yurt, medrese, sıbyan mektebi gibi merkezler derhal kapatılmalıdır. Kuran kursu vb. yapıların denetimi MEB’e verilmelidir.

✓ Yurt genelinde devlet yurtları ihtiyaç kadar oluşturulmalıdır.

✓ 8. sınıf LGS ve 12. sınıf YKS sınavlarını kapsayacak müfredat konuları bakanlıkça pandemi gerçekliği gözetilerek ivedi düzenleme yapmalı ve yeniden açıklamalıdır.

✓ DYK kursları tekrar okullarda açılmalıdır.

✓ Okul ve sınıf sayıları artırılarak, sınıf başına düşen öğrenci sayısı azaltılmalıdır.

✓ Bakanlık okullara yeterli miktarda maske ve dezenfektan göndermelidir.

✓ Kadrolu yardımcı personel ve kadrolu öğretmen atanmalıdır.

✓ Öğrenci ve velilere Covid-19’un etkileri ile ilgili sık sık bilinçlendirme yapılmalıdır.

✓ Köy okulları derhal eğitim öğretime açılmalıdır.

✓ MEB tüm paydaşlar ile birlikte ortak çözüm önerileri oluşturup tüm tedbirler alındıktan sonra okulların seyrekleştirilmiş ve hibrit yöntemiyle yüz yüze eğitime geçilmelidir yönünde karar almalıdır.

✓ Tüm öğrencilerin eşit, karma, bilimsel, kamusal, laik eğitim imkanına ulaşması sağlanmalıdır. Bizler Bursa Laik, Kamusal Eğitim Platformu (BULKEP) bileşenleri olarak sürecin takipçisi toplumun sesi olmaya devam edeceğiz.

KAYNAK:bursamuhalif.com