CHP geçtiğimiz Cumartesi günü Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde, Afyonkarahisar, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Yalova il örgüt başkanları, ilçe başkanları belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, eski, yeni milletvekilleri, gençlik kolu ve kadın kolu başkanlarının katıldığı bir bölge toplantısı yaptı.

Bölge toplantısına Örgütlerden Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kağan Salıcı başkanlık yaptı.

Yukarıda görüleceği üzere 8 il örgütü bölge toplantısına katıldı.

Salona baktığımızda garip bir durum olduğu dikkatimi çekti.

Gördüğüm kadarı ile katılım oranı düşük, partililer gülümsemiyor, yüksek gerilim hattı gibiler, birbirine dokunsalar şalterler atacak gibi.

Diğer yandan dikkatimi çeken bir durum, gelen misafirleri karşılayan il yöneticileri ile Büyükşehir adayı Mustafa Bozbey arasında yaşanan diyalog.

Bozbey, il yöneticileri ile tokalaşıp tokalaşamamakta ikircikli davrandığı an bir il yöneticisi, “başkan gel tokalaşalım yanlış anlaşılmasın sanki küslük varmış durum olmasın” diyerek Mustafa Bozbey’e seslendi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmasını, ev sahibi olarak yapan Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş , “CHP’liler olarak 31 Mart’ta bir şey söyledik. Türkiye’yi bizler daha doğru yönetebiliriz. Bugün 40 milyon kişinin yaşadığı şehirleri artık biz yönetiyoruz. Bu umudu büyütmek için dilimiz, başka bir Türkiye’nin mümkün olabileceğini söyleyen dil olacak.” dedi demesine de insanın aklına şu soruyu sormak geliyor.

Başkan Bursa’yı da 31 Mart’ta doğru yönetebilseydiniz 40 milyonun üzerine 3 milyonluk Bursa’yı da CHP yönetecekti!

Arzular temenniler hayaller Paris, ama velâkin pratikte yaşananlar baktığımızda durum Türkiye tablosu değil mi?

Akkuş’un ardından Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kağan Salıcı ise 31 Mart, 23 Haziran sürecinden yaşananları, La Fontaine’den masallar tadında anlattı.

‘Geçmiş geçmişte kaldı cancağızım yeni şeyler söylemek lazım’ değil mi!

Salıcı’nın anlattıklarını o salonda bulunan bütün CHP’liler biliyor.

Örgütlerin merak ettiği olası bir seçim sürecinde örgütler nasıl bir çalışma stratejisi izleyecek?

Örgütlerin mevcut konumları olası bir seçimi kaldırabilir mi?

Son yapılan Parti Meclisi toplantısında kulislere düşen bilgilerin, CHP örgütlerinin yaylarını gerdiğini görüyoruz.

CHP’de Ekim ayında başlaması beklenen delege seçimleri ve kongreler sürecinin öncesinde Parti Meclisi’nde önseçim yapılmaması ve kongrelerde çoklu aday yerine uzlaşılacak bir aday ile kongrelerin yapılması yönünde bir yol izleneceği iddiaları var.

Ülkede hak hukuk adalet demokrasi diyenler, parti içi hak hukuk adalet ve demokrasiye gelince gak guk diyorlar.

O zaman sizin AK Parti ile aranızda ne fark kalıyor.

Neymiş efendim CHP artık iktidara yürüyen bir partiymiş, onun için bu süreçte böyle bir yol izlenmek zorundaymış.

Yoksa uluslararası sermaye sizlere “soldan sağa doğru bir evrilme gösterirseniz iktidar olabilirsiniz” mi dedi?

Evet, Türkiye çok sıkıntılı bir süreçten geçiyor.

Her ne kadar açık şekilde ifade edilmese de açık bir faşizm süreci yaşanıyor.

CHP bu sürece ilişkin toplumsal muhalefetin lokomotifi olmak yerine, sürece ilişkin pasif çıkışlarla toplumun gazını almaktan öteye geçemiyor.

Bu durum parti örgütlerinin hantallaşmasını da beraberinde getiriyor.

Dünyada açık faşizmin uygulandığı ülkelerde sosyal demokrat partilerin demokrasicilik oyunu toplumu uçurumun kenarına getiriyor.

Tüm demokrasi, adalet, özgürlük özlemi olan demokrasi bileşenleri kayıtsız şartsız pazarlıksız bir araya gelmelidir.

İttifak adı altında parti ilkelerinden ödün vererek sağa doğru eğilmek ile iktidar olunamaz.

Ehven-i şer ile başlayan ilişkilerden doğacak çocuklar her zaman sakat doğmuştur.

31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinin zaferinin anahtar partisi İYİ Parti değildir.

CHP’nin seçim kazandığı Büyükşehirlerin nüfus yoğunluğuna baktığımızda, Adana, Ankara, Mersin, İstanbul’da HDP’ye oy veren Kürt seçmenin olduğunu görürüz.

Bu demek oluyor ki, HDP anahtar parti konumundadır.

HDP’nin dışlandığı bir seçim stratejisinin sonucu hüsrandır.

CHP öncelikli olarak, HDP başta olmak üzere diğer sol sosyalist demokrasi bileşenleri ile biraraya gelmek zorundadır.

CHP’nin yönetim kadrolarında bulunan kripto Soros’cuların belirlediği politik hat çıkmaza götürür.

CHP’nin düzenlediği bölge toplantılarında geçmişin hatalarının özeleştirisi, iktidar olmaya dair olası bir seçimde izlenecek stratejiler belirlenmeli.

Örgütleri AK Parti tarzında dizayn etmekle iktidar olunamayacağını karar vericilerin iyi bilmesi gerekiyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Bursa’da 31 Mart’ta seçimi kaybetmeye dair bir özeleştiri yaptı.

Sürecin belirleyicisi konumunda olan örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz kağan Salıcı’nın da Bursa’da bir özeleştiri yapması yerinde bir davranış olurdu.

Biz sadece örgütlerin gazını alırız aynen bildiğimizi okuruz diyorlarsa, söylenecek söz kalmaz o zaman!!!